Friday, 31 August 2018

Weekends at Home

Weekends of summer, for me, had been about traveling somewhere close by to enjoy beach and time away from city life in the past years. This summer however, due to my hectic travel schedule in the 1st half of the year, I felt like staying in the city and concentrating in my job in family business, as of end July. Last week was a full week holiday in Turkey and then was the first time traveling in whole August for me and I must say despite having enjoyed it so much, I also felt very exhausted… That's probably because I got used to chilling at home during the weekends in August. Now a new long weekend has arrived and it is the perfect timing as I needed a holiday at home after a holiday abroad :) If you also spend the weekends at home lately, here are my tips for having fun during the relaxing off days.
Yazları hafta sonu demek genelde imkanı olan için şehirden kaçıp deniz güneşin tadını çıkarmak ve yeni haftaya dinlemiş olarak hazırlanmak anlamına geliyor. Seyahat edip dinlenmek ne kadar mümkünse o kadar tabii... Bir de evde dinlenme opsiyonu mevcut... Benim en sevdiğim :) Özellikle bu senenin ilk yarısındaki yoğun iş amaçlı, sonrasında yazın ilk yarısı tatil odaklı seyahatlerimden dolayı oldukça yorulduğum için Ağustos ayında bayrama kadar bir yere kıpırdamadan iş-ev temposunda yaşadım ve evde olduğum zamanları oldukça verimli kullanmaya çalıştım. Buna benzer bir yazıyı yağmurlu hafta sonları için yazmıştım ancak bu seferki öneri listesi daha güncel ve daha yaz :)

READING / OKUMAK

My first recommendation will be a book that I read many years ago. It was a best seller in those years but I don't know why, I see many people reading it just now. So I thought, maybe there are still many people who are unaware of this masterpiece so wanted to remind it to my dear readers. The book called Shibumi written by Trevanian became one of my favorite books ever when I finished reading it. 
I love reading the profiles on Harvard Business Review as they show us different cases from different angles and learning from other people's experiences is priceless. I usually like reading about the entrepreneur stories as they inspire me to create more in life. In the June issue, they listed 44 strategies for start ups which was also very inspiring. You may not own a business or a start up right now, but life is full of opportunities and if that comes to your doorway one day, you should be at least prepared for it :)
Bu alandaki ilk önerim, aslında benim yıllar öncesinde okuduğum, o zamanların çok satanlar listesi zirvesinde olan ancak son günlerde çevremde yeni okumaya başlayanları gördüğüm, bence efsanevi bir kitap olan Şibumi. Trevanian takma ismiyle yazdığı kitaplarla oldukça meşhur olan yazar bizi, farklı bir insanın çoğu insandan farklı olan dünyasına götürüyor. 
Senenin belli ayları alıp devam eden aylarda okumalara doyamadığım Harvard Business Review dergisinin Haziran sayısında yine insana ilham veren girişimci profilleri ve start up'lar için strateji önerileri var ve ben hala o sayıyı okuyorum. Şu an iş dünyasında çalışmıyor olsanız bile, bize her gün yeni fırsatlar sunan bu yeni dünyada, bir bakmışşınız yarın bir iş macerasına atılmışsınız. Hazırlıklı olmakta fayda var :)

TV 

I get bored and lose concentration while watching long season TV shows in the recent years. I couldn't even finish the last season of Game of Thrones, can you believe? I used to be better at this as I watched all of Lost and Sex and the City series but lately, all I need is quick and impressive story telling and good cinematography.. (some humor would not hurt either) 
My favorite ever shows of recent years are probably Shameless, Homeland and the Fall. My very recent favorite shows which I started watching in the beginning of August are Succession, Heathers and the Staircase. Succession is an amazing production for those who like to see different dynamics of family businesses. Heathers is like a remake of the old movie but with an interesting approach of today's family/friends relationships under the influence of social media. The Staircase has been my favorite this summer probably as it is actually a documentary and finishes in 1 season. You feel you watch a thriller show but there is more, it is real life with real people in it. No actors… A very strong piece, I highly recommend watching it.
Last week I also finished season 14 of Keeping Up with the Kardashians which has been one of my favorite guilty pleasures since it began years ago. Interestingly enough, this season of the show made me realize what a blessing having a good family is. I would have never thought I would find a learning in such a light, entertaining only show but I was literally impressed to see how important for those sisters to have good relationship with each other and their mother. Also now that most of the sisters have kids, it makes me feel sensitive as I can now relate to the whole auntie/nephew situation.

Son yıllarda uzun sezonlar süren dizileri izleyemiyorum. Hayat çok hızlı, bir şeye uzun süre konsantre olabilmek çok zor. Eskiden Lost gibi Sex and the City gibi sezonlarca devam eden dizileri bıkmadan usanmadan izleyebilen ben, Game of Thrones'un son sezonunu bile hala bitiremedim. Bundan dolayı, kısa ve akışı rahat dizileri daha çok seviyorum artık. Daha önce bolca güzellemesini yaptığım the Fall veya Homeland bu tip dizilerden. Hem heyecanlı hem kısa sezonlu. Boş zamanlarımı genelde evde geçirdiğim bu Ağustos ayında yeni bir diziye başlayayım diye bir sürü dizi denedim ve içlerinden benimle devam edebilenler Succession, Heathers ve the Staircase. Staircase zaten tek sezon ve aslında bir belgesel. Ama konu öyle ilginç, kurgu öyle güzel ki, izlemeye ara verdiğim günlerde resmen eve gidip devam etme isteği içimi yedi bitirdi. Heathers ise eskinin filmine internet, sosyal medya ve 2010'lar güncellemesi yapılmış bir lise dizisi. Ama insanın tüylerini diken diken bir bakış açısı var aile içi ve öğretmen öğrenci ilişkilerine... ve bunu çekinmeden, net çizgilerle ifade eden bir üslubu ise bonus… Normal bir lise dizisi sanıyorsanız yanılıyorsunuz :) Succession, dünyanın en zengin aile şirketlerinden birinin içinde yaşananları bize New York atmosferi içinde anlatan, özellikle aile şirketlerine mensup kişilerin ilginç dersler çıkarabileceği bence çok başarılı bir dizi. Koltuğunu çocuklara devretmekte zorlanan bir baba, kimi dağılmış kimi hazır aday çocuklar... Ve tabii ki normal bir şirkette olsa dinamikler arasına girmeyecek önemli bir konu, aile bağları... Bu dizi de Heathers gibi halen devam ediyor ve ben heyecanla izliyorum.
Bir de Castle Rock ve Sharp Objects'e başladım ancak bu iki dizi hakkında net bir karar veremiyorum. İzlemeye devam.


FOOD / YEMEK
Having spent most of my weekends at home this month, I started creating new recipes which I will share here in the coming weeks. Not only that but I also got obsessed with the bowls recently and made a super simple and healthy one. Half of a banana, 1 peach, 2 spoons of plain yoghurt, a little touch of mint, a little bit of cinnamon. Put them in mixer and then serve it in a bowl. I like topping with small amount of rolled oats and chia seeds. Also berries will make the bowl even more delicious.
Bu tip evde geçirilen zamanlar, sağlıklı beslenme ve hatta kilo verme için birebir. Evde geçirdiğim yaz günleri favori öğünüm, yarım muz, bir şeftali, 2 kaşık yoğurt, bir tutam kuru nane ve biraz tarçın. Bunları mixerde çekiyorsunuz, üzerine çok az chia çok az yulaf ve varsa yabanmersini, çilek gibi meyveler... Ne kadar fresh ve lezzetli olduğuna inanamayacaksınız.

THINK / DÜŞÜN DÜŞÜN

Having "me" time in big city lives is bliss. Trying to catch meetings, rushing in traffic and trying to be there for friends leave no time for ourselves and minds during a weekday. In Summer, when most of my friends were out of city for the weekends, I enjoyed time with myself no matter if I am at my own home or at my family's weekend house. Thinking of past, gives you a chance to evaluate what you have been through and helps you take out lessons. Remembering happy times of your past helps you dream about a happy future. So spare a part of your free time in weekends to your thoughts and see where they will lead you. 
Şehir hayatında, kafa dinlemek ve sadece fiziken değil beyin olarak da yalnız kalabilmek gerçekten çok zor. Bundan dolayı bazı günler kendimi dalıp düşünürken bulduğum ve bu esnada geçmişten geleceğe ciddi bir yolculuğa çıktığımı itiraf etmem lazım. çoğu kişisel gelişim sitesi, geçmişe bakmayın falan dese de geçmiş bizim elimizdeki en değerli şey, çünkü onu biz yaşadık. Ders çıkarmanın yanı sıra, mutlu anları da anarak geleceğimizi aynı mutluluk motivasyonu ile hayal edebiliriz. Evet, sadece geçmişi değil, geleceği düşünmek de çok güzel. Sizi mutlu edecek bir geleceği detayıyla hayal etmek, ona doğru atılan en önemli adımmış, bunu biliyor muydunuz?

WRITE/DRAW YAZIP ÇİZMEK

These 2 are absolute talents, I would agree but sometimes, even if you are not very talented on these, they still help your creativity. Draw an apple or write what you ate in the morning, it doesn't matter... Ideas, regrets, anger, guilt are better on paper in shapes or drawings. Happiness and inner peace also evoke creativeness so you may be surprised to see your hidden talents in the end of this practice.
Bu ikisi gerçek anlamda bir yetenek, buna katılıyorum. Ancak yazmaya veya çizmeye yeteneğiniz olmaması, bunları yapamayacağınız anlamına gelmiyor. Zira gazeteye makale yazmıyorsunuz. İçinizden geleni, kelimelere veya şekle dökmek bazen sizin bile inanamayacağınız yaratıcı yönlerinizi ortaya çıkaracak. Basit bir yapılacaklar listesi yazmak veya bir ev, kedi çizmek bile güzel bir başlangıç...

LEARN A NEW LANGUAGE / YENİ BİR DİL ÖĞRENMEK

There are tons of apps and web sites which make learning a new language so simple. You don't have to master it but wouldn't it be cool to learn how to communicate in a language that you don't speak? Just choose a language and google "learning …." You will be amazed to see how many tools and easy practices are out there.
Internette öyle çok websitesi ve uygulama var ki, yeni bir dil öğrenmek için gereken tek şey müsait zaman. Elbette iki günde TOEFL verecek düzeyde dil öğrenin demiyorum ancak hakim olmadığınız bir dilde iletişim kurabilmeyi öğrenmek harika olmaz mı? 



No comments:

Post a Comment

Thanks for your comments! Google hesabiniz yoksa "Anonymous"a tiklayarak yazabilirsiniz. Yorumlariniz icin tesekkurler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...