Monday, 22 May 2017

Amsterdam in May

Every year in May, I go to Amsterdam for the PLMA Trade Show as we exhibit there with our family business which is on disposable plastic tableware and food packaging (a completely different area than my blog/journalism career.) I run the export department and as this is an extremely important fair for us, I usually focus on work and have just few photos taken. This year however, thanks to the gorgeous temperature and sunny sky, I had the opportunity to walk many kilometres and enjoy the city all over after the closing time of the exhibition. Sunset in Amsterdam is quite late when you compare with Turkey so I had many hours to spend in the city after work. Here are my tips about the city.
Her sene Mayıs ayında, PLMA fuarına katılmak için kendimi Amsterdam'da buluyorum. Herkes "oo Amsterdam, iyi eğlenceler" diyor tabii haklı olarak ancak benim Amsterdam günlerim, Rai'deki fuarda standımızın son rötuşlarını yapmak, fuar açıldıktan sonra 9 saat boyunca potansiyel müşterilerle toplantılar ve fuar çıkışı o yorgunlukla zar zor bir yemek yiyip ertesi günün maratonu öncesi dinlenebilmek için otele dönüş şeklinde bir rutinde yaşanıyor çoğu zaman. Bazı seneler biraz alışveriş eklenebiliyor, bazı yıllar da halim yettikçe güzel restoranları ziyaret ile ödüllendirebiliyorum kendimi. Bu sene ise hava açısından şanslı olduğum nadir yıllardan biriydi. Hava 22-26 derece arasında seyretti ve çoğu zaman oldukça güneşliydi. Ben de İstanbul'dan dahi sıcak Amsterdam'ın verdiği enerji ve geç kararan hava sayesinde oldukça gezme imkanı buldum.


I usually stay around Museumplein, Vondelpark but in my first visit which was many years ago, I had stayed at Dam Square. I think, the first time comers to Amsterdam can prefer Dam Square area as many touristic attractions are located close by but once you do that, you shall definitely prefer Museumplein since most museums, big parks, nice restaurants and the luxury fashion street P.C.Hooftstraat are located there. Museum wise, I am a fan of Van Gogh and have been at the museum twice. Don't miss the garden of Rijksmuseum especially if you like taking photos of flowers and nice views. In walking distance, I have tried the instagram famous Corner Bakery. The food was OK but the decoration of the place was disappointing. Having said that, I must confess the photos I took there came out much better than I anticipated so the place probably has a magic touch through camera lenses :)
Ben genellikle Museumplein ve Vondelpark bölgelerinde kalıyorum zira Dam Square ve civarı bana fazla turistik geliyor. İlk gidişimde, ki fuar amaçlı değil bir konferans daveti için gitmiştim, o zaman Dam Square'de kalmış ve tüm turistik gezileri yapmıştım. Siz de ilk kez gidiyorsanız o bölgede kalıp çok kısa yürüyüşlerle Red Light District'e veya son zamanların yükselen trendi olan cool semt Jordaan'a ulaşabilirsiniz. Alışveriş seviyorsanız o bölgede yer alan De Bijenkorf mağazasına uğramayı unutmayın zira her markadan aranan parçanın numarasını bulmak mümkün oluyor.
Müzeler bölgesinde ise parklar, güzel restoranlar ve sakinlik sizi bekliyor. Bu arada Amsterdam'ın düz zemine yayılmış oldukça minik bir şehir olduğunu eklemem lazım. Yani Dam'da kalıp Müzeler Bölgesine yürümeniz 30 dakika sürmez bile. Yaklaşık 2 km. 
PLMA at Rai
Corner Bakery
This time, I also tried the Metropolitain which is a cafe/restaurant in Rokin, often visited by StyleScrapbook. On my last day, before catching my flight, I went to De Bijenkorf, the department store located in Dam Square to see if they have sizes on some shoes. Bingo! This place never disappoints me; Chloe Susanna boots' princess sparkle model and Rihanna's new Fenty slippers were waiting for me there! After this pleasant shopping tour, I walked to Rokin which takes 3 minutes and gave a try to the food of Metropolitain. They ran out of salmon burgers and apparently their insta-famous lobster roll was in the lunch menu so couldn't try either. I had regular burger and it was fine. I loved the setting though. The place has a large area of sitting on the street and busy with good looking 30's people. This time, I couldn't have time to visit Jordaan but last year I found that place quite cool.
Bu sene uzun zamandır instagram'da karşıma çıkan 2 cafeyi de deneme fırsatı buldum. Corner Bakery'nin yemekleri fena değildi ancak dekoru, sosyal medyada gördüğüm resimlerinden sonra ilk etapta minik bir hayal kırıklığı yarattı. Ancak kendi fotoğraflarım da gerçekten çok güzel çıktı, herhalde büyülü bir ışığı var mekanın, çıplak gözle görülmeyip kameraları şenlendiren :)
Rokin bölgesindeki Metropolitain'da ise somon burger kalmamıştı, hevesle istediğim Lobster Roll ise sadece öğle yemeği menüsünde varmış. Dolayısıyla normal bir cheeseburger ile idare edip mekanın geniş kaldırıma yayılmış masalarında oturan insanları izledim bolca. Genelde Amsterdamlıların gittiği bu mekana orada yaşasam sıkça giderdim herhalde. 30'larında iyi görünen cool insanlarla dolu, Amsterdam'daki çoğu cafe'ye nazaran oldukça ferah bir mekan.
Metropolitain'de burger
My work travels are always super hectic therefore, I cannot visit my favourite places each time but you make sure not to miss Momo if you are in to fusion cuisine or for drinks after dinner as that place is very happening. Also, a walk in Jordaan and dining at their cool restaurants is a must.
Ben iş seyahatlerimde her zaman her sevdiğim aktiviteyi sığdıramıyorum ancak Momo benim için Amsterdam'ın en güzel ve eğlenceli restoranlarından biri. Ayrıca gitmişken Jordaan bölgesinde yürüyüş yapıp cool butikleri ve güzel restoranları ziyaret etmeyi unutmayın! :)

No comments:

Post a Comment

Thanks for your comments! Google hesabiniz yoksa "Anonymous"a tiklayarak yazabilirsiniz. Yorumlariniz icin tesekkurler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...