Monday, 7 November 2016

Cappadocia

a13_
Çoğu insanın bir köyü bir memleketi var; kafası dağıldığında toparlanmak amacıyla kaçtığı, yazılı amaç aileyi memleketi görmek olsa bile aslında kendini şehir hayatından uzaklaştırıp huzur bulmak istediği zamanlar saklandığı... Benim yok böyle bir memleketim. Çünkü benim memleketim her gün ülkenin farklı şehirlerinden çalışmak için göç edilen, içinde yaşarken de denmeyen bırakılmayan güzel İstanbul. İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden biri ancak elbette her metropol gibi yaşam açısından zorlayıcı bir şehir. Rakibi olan Paris, Londra gibi ulaşım ağı, yıllar öncesinden düzenlenmemiş olduğundan ve devamlı göç alması, şehirleşmede plan konusunda oldukça sınıfta kalması sebebiyle zor burada yaşam. Istanbullu olsan da, burada yaşamaktan çok memnun olsan da, senin de olaylardan uzaklaşmak istediğin anlar olmuyor değil. İşte Kapadokya böyle bir dönemde girdi kanıma.
IMG_3276
a7_


Aslında yıllar yıllar önce, Kapadokya sevdalısı arkadaşım Burcu Başar ile gitmiştim bu bölgeye. O beni müzesinden restoranına harika gezdirmişti. Ancak insanların olduğu gibi şehirlerde, seyahatlerde de zamanlamanın önemi büyük. Bu sene Ocak ayında, şehirden uzaklaşmak ve güzel fotoğraf çekmek istediğim bi dönemde Bestyle dergisi Kapadokya seyahatine davet etti beni ve ben, "kimler geliyor? uçak saatleri nasıl?" gibi soruları sormadan direk evet dedim.Tam zamanında tam istediğim yer. Öncesindeki 2 ay boyunca Kapadokya sayıklamış, orada huzuru bulacağıma inanmıştım zira. İnanılmaz güzel bir organizasyonla geçen o hafta sonumda, methi giderek yayılan Sacred House isimli otelde konakladık. Bana verilen oda sanıyorum otelin en güzel odasıydı zira diğer editör ve blogger arkadaşlarım odama turlar düzenlediler :) Otelin en sevdiğim yanı Ürgüp'te olmasıydı. Otelden yürüyerek kasabaya inebiliyor, orada yerel ev yemeklerinden yiyip dükkanları gezebiliyorsunuz. Otelin spa'sı da, ben kullanmasam da güzel görünüyordu. Genel olarak oldukça memnun kaldım diyebilirim. Her ne kadar dolu program ve sevdiğim arkadaşlarımın orada olması sebebiyle dinlenmeye fırsat kalmasa da, havası, yemekleri ve elbette büyülü doğası sayesinde bana istediğim huzuru ve mutluluğu vermişti Kapadokya.
a4_
Gerek ülkemizin gerek dünyanın gerekse benim özel hayatımın içinde bulunduğu kötü durumlar sebebiyle pek de güzel geçmeyen yaz sonrası, moda haftası için Milano'ya gitmeden önce, bu sefer All dergisinin "Kapadokya'da bizimle bir hafta sonu geçirmek ister misiniz?" teklifine yine hiç düşünmeden "tabii" dedim. E ne de olsa huzurdu Kapadokya, mutluluktu. Bu sefer bölgenin bir diğer meşhur oteli Museum Hotel'de konaklayacaktık, yani Uçhisar'da. Aslında bana yazın sorsaydınız, Uçhisar'ın Ürgüp veya Göreme olmaması sebebiyle kasaba kavramına uzaklığını ve tercih edilmemesi gerektiğini söylerdim size ancak orada kalınca, yanı başındaki peri bacalarının güzelliği ile uyumanın ve elbette Uçhisar'ın müthiş manzarasının eşsiz olduğuna karar kıldım. Museum Hotel'in bazı odalarının bahçesi ve tüm odalarının çok güzel manzarası var, bir tanesi hariç. Harem Odası. Bilin bakalım o odada kim kaldı? :) Elbette ilk başta sorsanız ben de manzaralı oda tercih ederdim ancak diğer odaları gezdikten sonra, odamın banyosunun devasalığı ve jakuzinin etrafındaki ışıklı mermeri ile tüm odanın yani her yerinin taş olması beni kalbimden vurdu. Tek sorunu var bu odanın, ışıklar yetersiz. Bundan dolayı valizimi yatak odasından alıp oturma odasındaki sedir üzerine yaydım ki rahat giyinebileyim. Otelin bazı odalarında şarap akan çeşmeler olduğunu duymuştum ve benimkinde de olunca, Snapchat'te canlı yayında bu anı paylaştım. Muslukların birinden kırmızı birinden beyaz şarap akması gerçekten çok etkileyiciydi ancak tatlarını sormayın. Aman denemeyin de. Şaraptan ziyade aktığı boruların metalik tadının tamamen geçtiği bu şarabı neyse ki yutmadan ebediyete uğurlayabildim. Ancak otelin kendi şarabı normal şişesinde çok güzel.
IMG_8470
Bu Kapadokya seyahatimin güzel kısımlarından biri de balon turuna çıkabilmiş olmaktı. Ocak ayında eksi 20'ye yaklaşan hava koşullarında sabah 5'te uyanıp balon merkezine gitmiş, rüzgar el vermediği için balona binemeden kös kös otele geri dönmüştüm. Bu sefer, Sonbahar'ın güneşli yüzünü gösterdiği bir sabahtan önce, yine saat 5 gibi balon alanına gittik ve seyahat edebildik. Güneşin doğuşunu izlemek ve tüm Kapadokya'yı balonla gezmek gibi aktiviteler, balonda bulunan 19 sosyal medya insanının fotoğraf çekme çabaları sebebiyle pek huzurlu yaşanmasa da, hem o anı yaşadığımızı hissedebildik hem de güzel karelerle o sabahı ölümsüzleştirdik.
a8_
a10_
a16
a18_
a19
a20_
a21
a22
a24_
a2_
a1
a26
IMG_3113
IMG_3218
IMG_3275
 
IMG_3364
IMG_3365
IMG_8388

6 comments:

  1. Hep aklımdaydı ama bu yazıdan sonra kesinlikle en yakın zamanda Kapadokya'yı görmeye gideceğim. Sizi çok seviyorum. Kendinize çok iyi bakın :))) Selin

    ReplyDelete
  2. Kapadokya ya o müthiş doğal güzelliklerini görmek için ailemle giderdim :) snap: zselinn

    ReplyDelete
  3. Ben en çok anneannem ile gitmek isterdim. Eğer şimdi yanımda olsaydı iç çekerdi kesin. Ömrü hasta bakmakla geçmiş biri, böylesine güzel yerleri anca televizyondan görüyor. Ne kadar üzülsem de hasta olan kişi dedemin olması ve ona bakmak zorunluluğunda olması beni daha çok üzüyor. Keşke ikiside sağlıklı olsaydı ve bu güzel tarihi yerlere gidebilseydik. Doya doya gezip fotoğraf çekilebilseydik.

    ReplyDelete
  4. kapadokya fotograflarına bakıp kim imrenmez ki.. :) gezmiş kadar oldum yetti femeyi çok iaterdim yazınızı keyifle okudum. Ben herzman kalabalık gidilen küçük kaçamakları daha keyifli bulurum ama bazı tatil dönüşlerinde tek başıma gitseydim daha fazla keyif alırdıö düşğncesi gelmiyor değil :)) bu nedenle snapchat üzerinden sorduğunuz soruya ben kendim sadece ben yapayalnız başbaşa kendimleeee kapadokya ya gitmek isterdim çünkü insan ancak kendiyle başbaşa kalmayı bilirse hayattan keyif alabilir. kendinize iyi bakıııın çok gezin çok görün çok eğlenin! snapchat: cisyyy

    ReplyDelete
  5. Ben herzman küçük kaçamakların kalabalık şekilde olması taraftarıyım çünkü ister istemez çok daha keyifli geçiceğini düşünmekteyim ama bazı dönüşlerde tek başıma olsaydım daha huzurlu çok daha keyifli olabilirdim belki siye içimden geçmiyor değil :) bu yüzden snaphatten sordugunuz soruya ben kendim sadece yapayalnız başbaşa kendikendime diyorum :)) çünkü insan kendisiyle vakit geçirmekten keyif alamazsa hiç birşeyden alamaz diye düşünüyorum keyifle kalın bol bol gezin çok eğlenin! snap: cisyyy

    ReplyDelete
  6. Dolu dolu bir post olmus tesekkürler, yine pek zarifsiniz ayrıca. Nasıl bi zayıflamaktır bu masallah :) neyse konumuza döneyim, ben 4 yakın kız arkadasımla gitmeyi çook isterdim. şu ara en cok onlarla keyif alabiliim gibi. sevgiler,opucukler
    snapchat : ladymarmalade88

    ReplyDelete

Thanks for your comments! Google hesabiniz yoksa "Anonymous"a tiklayarak yazabilirsiniz. Yorumlariniz icin tesekkurler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...