Sunday, 26 June 2016

Misafir Yazar: Kadınlar için Yalnız Seyahat Rotaları

Arashiyama, Japonya
Kadim dostum (bana göre 10 ona göre 9 yaşından beri arkadaş olduğum) Ayşegül, bana kadınların rahatlıkla yalnız seyahat edebileceği rotalara ilişkin bir yazı yazma fikrini ilettiğinde aklıma ilk olarak Dünya’nın en güvenli ülkesi diyebileceğim Japonya geldi. Son 15 senedir sıklıkla yalnız seyahat ediyorum ve en çok maruz kaldığım soru; bir kadın olarak tek başına seyahat etmekten çekinip çekinmediğim. Esasen, özünde oldukça korkak birisi olmama rağmen, mesela gece ışıklar tamamen kapalı asla uyuyamam (yatılı okulda yatakhanede 40 kişi arasında uykuya dalmada en son kalan kişi olduğumda korkacak kadar), genel anlamda yalnız olmak bir şekilde beni hayatta en az korkutan konulardan birisidir – ışıklar açık olduğu sürece tabii ki :)
Bu postta yalnız seyahat ederken en rahat ettiğim ve önceliğimi kendi güvenliğime vermem gerekmeyen bir takım rotaları derledim.  Ancak genel bir uyarı olarak iletmeliyim ki, ben sabahları 5 gibi kalkıp akşam 10 gibi üçüncü uykusunda olan birisiyim. O nedenle aşağıda “gece” diye not ettiğim zamanlar, blogun sahibi Ayşegül Hanım’ın gece kavramına daha çok uyan sabaha karşı 3’lerden ziyade, akşam 9-10 gibi saatlere tekabül ediyor :)

# 1 Japonya
Japonya, sunduğu modern hayat ancak bir o kadar da özgün kalabilmiş haliyle benim en favori seyahat destinasyonlarımdan birisi.  Japonlar arasında İngilizce konuşma oranının az olması nedeniyle yaşayabileceğiniz iletişim sıkıntısı haricinde, oldukça da rahat bir seyahat rotası.  Asya seyahatlerini benim için en cazip kılan unsur Asya şehirlerinin insanı neredeyse uzay çağına götüren gece ışıklandırması. Gece ışıklandırmalarını gözlemleyebilmek ve fotoğraflayabilmek için de haliyle geceleri sokakta kalabilmelisiniz. Seyahat etme imkanı bulduğum Asya ülkeleri arasında gece hiçbir endişe çekmeden metro kullanmak ve sokaklarda yürümeyi de içerecek şekilde en rahat ettiğim ülke Japonya. Tabii benim gece dediğim zamanlar genelde 9 – 9.30 suları J Japonya içindeki favori bölgelerimi sorarsanız da önce Kyoto, sonra Hokkaido derim. Ben maalesef pek Tokyo insanı değilim.

# 2 İzlanda
Aralık 2013’de polislerin tarihinde ilk defa bir insanı öldürmüş oldukları için defalarca özür diledikleri ve yas tuttukları İzlanda, Dünya üzerinde suç oranının en az olduğu ülkelerden birisi.   İskandinavya’nın tüm destinasyonları oldukça güvenli olmasına rağmen İzlanda hepsi arasında bana kendimi en güvende hissettiren ülkelerden birisi oldu. İzlanda’nın 330.000 olan nüfusunun üçte ikisini barından Reijkavik, gece veya gündüz en ufak bir endişe duymadan turlayabileceğiniz ve özellikle dizayn meraklılarına hitap edecek birçok mağaza ve restoranı barındıran harika bir şehir. Doğa güzellikleri anlamında da not edebilirim ki İzlanda’nın en çok bilinen mekanı Blue Lagoon İzlanda’nın diğer güzellikleri yanında inanın listede çok arka sıralarda kalıyor. 

# 3 Vancouver BC – Kanada
Amerika Birleşik Devletleri her zaman seyahat etmeyi sevdiğim ve beni çok rahatlatan destinasyonlardan birisi. Kendimi güvende hissetme konusunda ise beni sanırım hayatımda en tedirgin hissettiren rotalardan birisi. Bir gündüz vakti Brookly – New York’da metroda yanlış durakta indiğimi fark ettikten sonra bir sonraki metro durağına kendimi atana kadar yaşadığım korkuyu, bugün hala içten şekilde hissediyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nin Kuzey komşusu ve olan ve bence yeryüzünde yaşanabilecek en güzel şehirlerden olan Vancouver’ı içinde barındıran Kanada ile ilgili deneyimlerim ise oldukça farklı. Oldukça erken kalkan birisi olarak sabah 5’te etraf halen karanlıkken hiç korkmadan fotoğraf çekmek için limana yürüdüğüm doğrudur.  Bir şehir düşünün bir tarafında karlı dağlar, bir tarafında okyanus, diğer bir tarafında eşsiz ve devasa bir şehir parkı olan Stanley Park ve bir tarafında Brooklyn ve Portland’ı kıskandıracak nitelikte hipster mekanlar ve mahalleler. Kim böyle bir şehirde yaşamak istemez?

# 4 Aix-en- Provence – Fransa
Yaklaşık 10 yıl önce Provence’ın daha ziyade dağ kasabalarına odaklanmak istediğim bir seyahatte Marsilya’dan otobüsle içinden geçerken gördüğüm ve daha o ilk anda aşık olduğum Aix-en-Provence benim için halen Avrupa’nın en güzel destinasyonlarından birisi. Göreceli olarak daha az popüler olan bir Mart ayında ilk defa gittiğim Aix-en-Provence’da gece 10 seansında filme gitmeyi de içerecek şekilde (o zaman daha gençtim J) gündüz gece sokaklarda en ufak bir endişe duymadan  gezebiliyorum. Eğer zaten Dünya’nın en güzel şehirlerden olan Paris’i seviyorsanız, Paris’in küçültülmüş ve doğayla çevrelenmiş versiyonu Aix-en-Provence’a bence bayılırsınız.

# 5 Venedik – İtalya
Kendisiyle ilk karşılaşmamda yıldızımın hiç bir zaman barışmayacağını düşündüğüm ama bugün benim için en özel seyahat  rotalarından birisi olan Venedik’e hem kara kışın ortasında hem de yazın seyahat etme fırsatım oldu. Bazı ünlü korku filmlerine de (Don’t Look Now) ev sahipliği yapan Venedik geceleri atmosferik oldukları kadar çoğu zaman kendinizi bir anda yalnız bulabileceğiniz loş ışıklandırmalı dar sokakları ile bir o kadar da ürkütücü.  Yine de çok dertlenmeniz gerek yok, yazın da kışın da Venedik o kadar kalabalık oluyor ki, siz istemezseniz dar ve ıssız sokaklara girmeden gidebileceğiniz yerlere varmanız mümkün. Ben Venedik seyahatlerimde genelde Venedik’e 20 dakika mesafedeki Padova’da kalıp Venedik’e trenle sabah gidip akşam dönmeye çalışıyorum. Bu suretle hem Venedik’in pahalı otel odalarından ziyade dizaynına bayıldığım Belludi 37’de kalıyorum, hem de arada Venedik’in kalabalığından nefes almama imkan oluyor.

Blue Lagoon, İzlanda

Insuri, Japonya
Kyoto, Japonya

Venedik, İtalya

Yazı ve fotoğraflar: Burcu Başar

1 comment:

  1. Blogunda bana da yer verdiğin için çok teşekkürler :) Burcu - www.burcubasar.com

    ReplyDelete

Thanks for your comments! Google hesabiniz yoksa "Anonymous"a tiklayarak yazabilirsiniz. Yorumlariniz icin tesekkurler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...