Saturday, 21 November 2015

Chucky

.

Dün belki de hayatimin şimdiye kadarki en kötü günüydü. 4 kişilik çekirdek ailemizin 12,5 yıldır 5.üyesi olan, tüm ailemizin ve sevdiklerimizin bayıldığı Chucky'miz, dün itibariyle aramizdan ayrıldı. 

Bir yaz günüydü, kardeşim Zeynep, kucağında 2 aylık bir Golden Retriever ile evin kapisini çaldığında. Köpekleri uzaktan seven ama küçükken sokak köpegi tarafından ısırıldığı için köpekli eve dahi giremeyecek kadar köpekten korkan annem, bu manzarayi görünce kapiyi yüzlerine kapatiyor.(tabii annem o esnada, bu minik Golden sayesinde tüm köpek korkusunu silip ileride, sokaktaki her cins köpege sarilacagindan bihaber) Zeynep bahçede, kucağında bu minikle babamizin isten gelmesini bekliyor. Sonrasinda babam ve Zeynep, anneme "bi yüzüne bak ne kadar tatli" diye ikna etmeye calışıyor. Annem inanilmaz sevgi dolu ve yufka yürekli bir insandir. Tabii ki dayanamiyor ve balkonda uyumasina izin veriyor; ama sadece o gecelik. Ertesi gün geri götürülmek şartıyla. Elbette ertesi gün olunca "bir gün daha kalsin, sonra gidiyor" diye diye birkac gün geçiyor ve sonra Chucky ismini verdigimiz bu dünya tatlisi findik, evin icinde yerini aliyor, bir daha hiç gitmemek üzere. Annemin yemek sonrasi agzini sabunlu bezlerle sildigi, herkesten bolca sevgi gördügü, hastalanip klinikte kalmasi gereken günler disinda hicbir zaman evimizden baska yerde kalmayan ve her zaman evin icinde bizlerle yasadigi güzel bir ömrü oldu. Dünyanin en efendi köpegiydi belki de, onu taniyanlar da söyler hep. Kimseye zarar vermeyen, insanlara ve çocuklara bayilan, diger köpeklerle de dostca oynayan bir hayvandi Chucky. Hayvan demek de garip geliyor elbet. Birçok insandan çok daha insancil ve terbiyeli oldugunu bilince, köpek veya hayvan kelimeleri garip kaciyor maalesef. Terbiye edilmedi bu arada Chucky hic. Tamamen ailemizdeki kurallar çerçevesinde kendisi ögrendi bilmesi gerekenleri. Golden'lar çok akilli derlerdi, gerçekten her dedigimizi anlayan ve kafasi yatarsa istediklerimizi yapan bir karakterdi o :) 

Ben Chucky ile eve geldigi günün gecesi tanistim. Kardesim aradi "haydi eve gel, evde yeni biri var artik" diye. Gece geldigimde, yataginda uyuyan bembeyaz bir bebekle tanisiyordum. Öyle bebekti ki galiba ilk havlamasini benim yanimda yapti. Balkonun camindaki yansimasini baska bir köpek sanip minik sesiyle havlamaya calismisti.
O günden beri de Zeynep'le benim kardesim, annemle babamin evladi oldu Chucky. Kendisinin akrabalik iliskileri bununla sinirli kalmadi. Yakisikliligi ve iri yapisi ile herkesin hayranlikla baktigi Chucky'miz, Nalan isminde, tam da kendi gibi beyaz bir Golden ile bebekler yapti ve bu sayede soyunu devam ettirebildi. Bu bebeklerden en hareketli olan kizi babam kapip eve getirdiginde dünyalar bizim oldu. Shelly ismini verdigimiz bu bebekle bir yaz gecirdik zira Chucky bir süre sonra gördügü ilginin azalmasi ve erkek köpeklerin dogasi geregi Shelly'nin kizi oldugunu anlayamayip ikinci plana atildigini düsünmesi ile birlikte tüy dökmeye basladi ve biz de elbette Chucky'mizin üzülmesine dayanamayip Shelly'i tanidigimiz bildigimiz ve iyi bakacagina inandigimiz bir aileye verdik.

Chucky ile ilgili mutlu bir diger detay da canım yeğenim Kerim'le tanisip oynamis olmalari. Kerim onun son 2 yilina yetisti belki ama beraber harika günler gecirip harika oyunlar oynadilar. 

12 sene boyunca hayatimizdan geçen herkesin taniyip çok sevdigi, inanilmaz kuvvetli, cevik ve hicbir önemli hastalik geçirmemis Chucky'miz, yaklasik 6 ay önce hastalandi ve maalesef verdigi yogun mücadeleye ragmen bu hastaliktan kurtulamadi. Chucky'ye evladi gibi bakan annem ve babam en büyük üzüntüyü yasiyor elbet. Seyahate gittiklerinde dahi ne bir köpek oteline ne de baskasina emanet edemedikleri  en iyi arkadaslari artik bu dünyada degil. Onlar seyahatteyken her zaman Chucky ile birlikte kalan Anneannem de çok üzgün, "bir kez daha görebilseydim keske" diyordu dün, görmek için klinige geldigi sirada bizden gelen "kaybettik" telefonunu aldiktan sonra. Kerim Chucky'nin hasta oldugunu biliyordu. Daha üç dört gün önce, Cumartesi günü Chucky klinikten annemlere geldiginde benimle onu ziyarete gelmis, birlikte oynamaya calismistik köpegimizle. Chucky'nin ne kadar kilo kaybetmis oldugunu, guçsüzlükten kolunu zar zor kaldirdigini ama yine de bizimle oynamaya çalistiginin farkindaydi elbette Kerimcigimiz de. Ama o da çaktirmadi Chucky'ye durumu. Onunla oynadi, "Aysegul gel biraz da sirtini sevelim" deyip etrafinda dolandi durdu. Dün annesi yani Zeynep ona demis "Chucky ormana gitti biraz dolasacakmis arkadaslariyla". Çok sinirlenmis Kerim. "Gitmesin ormana falan. Evinde otursun" diye parmagini sallayarak bagirmis. Ve biz, Zeyneple ben. Dün sabahtan beri basinda olan biz, dün son nefesini verirken kafasini oksayarak Chucky'mizi rahatlatmaya calisan biz elbette büyük bir travma yasiyoruz. Genelde bos baktigi ve hicbir sey yapmaya mecali kalmadigi son saatlerinde, bir yandan serum bir yandan oksijen esliginde hayata tutuaya calistigi o son gününde, bazi dakikalarda gözleriyle etrafi inceliyor, bana ve Zeynep'e bakiyor ve belki o da bizlerle geçirdigi güzel günleri yad ediyordu. Annemle babam agirlastigi duyar duymaz yurtdisindan dönmek için uçaga binmek üzereyken Zeynep annemizin sesini dinletiyor Chucky'ye. Belki de annesinin sesini de duymus olmanin verdigi huzurla artik bu dünyaya yavas yavas veda ediyor, son havlamasini onu bizlere getiren Zeynepciginin yaninda yapiyor ve Zeyneple benim kollarimda bu dünyaya veda ediyor. 

Yasadigimiz üzüntü ve aci gercekten tarif edilmez, herhalde bunu ancak yasayan bilir. Bizde gözyasi kalmadi artik aglamaktan... Ancak hayatin bir gerçegi elbette ölüm. Sadece ailemizin bireyi haline gelmis evcil hayvanlarimiz degil biz insanlar da vakti geldiginde bu dünyadan ayriliyoruz. Bundan dolayi en büyük tesellimiz Chucky'nin birçok insanin dahi yasayamadigi kadar güzel bir hayat yasamis olmasi. Canlilarin feci sekilde de can verebildigi bu dünyada, eceliyle, biz ablalarinin kollarinda, anne ve babasinin müthis sevgisini hissederek bu dünyadan ayrilmis olmasina sükrediyoruz. Cansiz bedenini severken, onu eriten hastaligina ragmen hala capcanli olan altin rengi tüyleri ve tüm yakisikliligi ile yüzümüze üzüntü ile karisik bir tebessüm kondurdu Chucky'cik. Bugün anne ve babasi onu topraga veriyor. Devamli atak ve cevik olmaya calismis ancak hastaligin son zamanlari artik ayaga kalkmaya mecali kalmayan ve buna olan üzüntüsünü gözünden akan yaslarla ifade eden Chucky'miz artik özgürsün. Artik eskisi gibi kosabilir, sIkinti cekmeden bizleri izleyebilirsin. Kim bilir belki baska bir köpek olarak yeniden dogdun bile. Insallah sana bizim kadar iyi bakar ve seni en az bizim kadar severler. Biz seni hep ama hep sevmeye devam edecek ve çok özleyecegiz güzel gözlüm... 20.11.2015

* Chucky'nin hastaliginin son günlerindeki kan arayisimizda bizlere yardim eden, vefatina üzülüp mesaj gönderen tüm dostlarimiza ve sosyal medyadaki okuyucu/takipcilerimize çok çok tesekkur ederiz. Sizin mesajlariniz sayesinde üzüntümüzü paylasabiliyor ve biraz olsun rahatliyoruz. 

bebek chucky
Chucky bebekken

.
Chucky 7 aylıkken

Jan'14

chucky kero
Kerim ve Chucky oynarken

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Monday, 16 November 2015

Coloring Monday

2_1

Happy Monday everyone! I know, I have been quite lazy on posting recently, usually one post per week for the last month. But I have been very busy with my export job and personal matters, and that is why couldn't write as much as I wanted to. Today, I was actually going to post another outfit but ran into a look from last year which is very colorful and fun so I decided to start the week with that.
Herkese öncelikle güzel bir hafta dilerim. Son bir ayda bloğa yazı sıklığımda düşüş olduğunun ben de farkındayım. İhracat işimin yoğunluğu ve özel hayatımdaki dertler ile boğuşurken bir yandan da sizler için kaliteli içerik biriktirmeye devam ediyorum aslında. Bugün sizinle başka bir look paylaşacaktım ancak, geçen seneden yayınlamadığım bir kombin çarptı gözüme bilgisayarda ve renklerin canlılığı ve desenin eğlencesi sebebiyle Pazartesi'ye uygun olduğunu düşündüm.
blog4

Monday, 9 November 2015

Long Weekend at the Countryside

a0
29 Ekim Bayram tatilini fırsat bilip tüm aile soluğu şehre çok yakın olan hafta sonu evimizde aldık. Seçim gününe kadar harika birkaç gün geçirdik ve iki günde bir görsem de deliler gibi özlediğim yeğenlerimle iyice hasret gidermiş oldum. Muhteşem bir sonbahar manzarası eşliğinde geçen bu güzel günlerde, fotoğraf çekmeyi elbette ihmal etmedim :)
a5 a3

Monday, 2 November 2015

Daytime

 Last week, I had an important in the morning and then lunch date with my dear friend Meltem. I wore my Chanel jacket and Stuart Weitzman above the knee boots. Dior accessories (bag, bracelet and earrings) were the finishing touches.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...