Wednesday, 30 September 2015

Milan Fashion Week - Look 1

Milano Moda Haftası'na katılmak üzere 23 Eylül'de yani doğum günümde Milano'ya vardım. Ertesi gün, saat 12.30'da ilk defilem Fendi idi. Fendi defilesine gitmek üzere yola çıkmışken sevgili Emircan Söksan harika fotoğraflarımı çekti. Emircan, Vogue Türkiye sokak stili sayfalarını hazırladığı için tüm hafta boyunca oradaydı ve benim diğer kıyafetlerimle de bolca fotoğrafımı çekti. Bundan dolayı blogda takipte kalın, tüm fotoğrafları ve detaylarını burada paylaşacağım. Umarım bu ilk look'umu beğenirsiniz. Herkese harika bir gün dilerim :)

Tuesday, 29 September 2015

Interview: Ana Beatriz Barros

 Sonbahar'ın ilk günü önemli bir randevum vardı. Mango defilesi için İstanbul'a gelen ünlü Brezilyalı model Ana Beatriz Barros ile buluşup siz Stylishtimes okuyucuları için kendisiyle röportaj yapacaktım. Her hafta sonunu seyahat ile geçirmiş olduğum yaz döneminden hemen sonra 34 beden Ana ile buluşmak bende biraz endişe yaratmadı desem yalan söylemiş olurum. Üstelik 1.82 metrelik boyu ile olayı cidden farklı bir boyuta taşıyordu Ana. Victoria's Secret podyumunda yürümüş bir top model ile kendimi karşılaştırmak değildi amacım elbet ancak, birçok marka ile işbirliği yapıp, en yeni sezon trendlerini üzerimde uygulamalı paylaşan bir blogger olarak, bu röportajın fotoğraflarında da ülkemi iyi temsil etmek ve okuyucularımın yüzünü güldürmek istiyordum şüphesiz. Normalde giymeyi pek tercih etmediğim platformlu Louboutin'lerimi çıkardım, aslında kilo gösterme anlamında oldukça riskli olan ancak çok sevdiğim için beni mutlu edeceğine inandığım simdisenincom elbisemi giydim ve Swissotel'in yolunu tuttum. Ana Beatriz tüm gün çekim ve röportajlar yapmış olmanın verdiği yorgunluğa rağmen oldukça enerjikti. Kendisi ile yaptığım sohbette öncelikle nerede yaşadığını sordum. New York, birçok Avrupa kenti ve nişanlısının memleketi Mısır'da olmak üzere birçok yerde yaşadığını söyledi. Bu kadar yoğun çalışma ve kıtalararası evler onu yormuyor muydu? "Günün birinde emekli olmayı düşünüyor musun?" diye sorduğumda "Sağlığım ve fiziğim izin verdiği müddetçe modellik yapmaya devam edeceğim" dedi. Benim top modellerle ilgili en merak ettiğim konuların başında favori kampanyaları geliyor. "Loreal, Chanel makyaj kampanyası, Victoria's Secret ve elbette Pirelli takvimi" diye cevaplıyor bu sorumu. Akşam defilesine çıkacağı Mango ile ilgili ise çok güzel düşünceleri var. Özellikle kot pantalonların kesimine ve rahatlığına bayılıyormuş. Kendisi ile bu güzel sohbetimizi, akşam defile kulisinde görüşmek üzere sonlandırdık. Bir sonraki yazımda sizi Mango defile backstage'ine götüreceğim ve sizlere Mango ile yapmış olduğum projeyi anlatıp, hem davetlilerimin hem de Ana Beatriz'in birçok farklı fotoğrafını paylaşacağım...
In the very first day of Fall, I had an important meeting. I would meet Ana Beatriz Barros who was in Istanbul for Mango runway show. Being a tall girl myself, the only time I feel like a little plant is when I interview top models. I always claim to like that rare feeling but the reality is that I googled the height of Ana (1.82) and picked my highest heels from the wardrobe and headed to Swissotel Bosphorus to meet her. She had been shooting whole day but you could see no signs of that on her face or at her attitude. I immediately ask her where she lives. "New York, Europe and I travel a lot to Egypt as my fiancee lives there" she says. Any plans of retirement? "I love my job and plan to continue as long as I can" she replies cheerfully. My all time favorite question to top models is asking about their favorite campaign and Ana Beatriz was no exception. Her answer was actually more or less as I anticipated. "Loreal and Chanel make-up campaigns, Victoria's Secret and Pirelli calender".  My final question was about Mango. Her favorite at Mango is their jeans. She loves the cuts and comfyness of the denim collection of Mango. Later in the evening, we would meet again at the backstage of Mango runway show where I would introduce her to my friends who were my special guests that night due to my collaboration with the brand. Our backstage adventures, more photos with Ana Beatriz and details of my Mango Project will be published here on my blog very soon. :)

Tuesday, 22 September 2015

NYFW Look 2

 Here is my look for Rachel Zoe SS16 presentation at New York Fashion Week. Many more looks to come, but tomorrow I will be flying to Milan for the Fashion Week there so don't forget to follow my social media accounts.(@stylishtimes on Insta, @astylishtimes on Snap) xxxxx
 

Monday, 21 September 2015

New York Fashion Week

Geçtiğimiz hafta, Moda Haftası'ndaki defileleri yerinde izlemek amacıyla New York'daydım ve birbirinden önemli defile ve sunumlara katılarak bunları sizlerle sosyal medya hesaplarımda anında paylaştım.(Instagram: @stylishtimes , Snapchat: @astylishtimes) Oldukça yoğun geçen haftanın sonunda yorgun düşsem de, New York sokaklarından fotoğraflarımı sizlerle hemen paylaşmak istedim ve bu hafta, arka arkaya yayınlanacak blog yazılarımla hepiniz modaya doyacaksınız:)
Last week, I was in New York for the Fashion Week. I went to many fashion shows and you can imagine how exhausted I am right now. However, I wanted to share my photos from NYC streets asap and here is my first look :) Photos by @mkevisual

Thursday, 3 September 2015

Background Noise

 Metropol hayatı, bir takım zorlukları da beraberinde getiriyor elbette. Şehir dinamizmini seven ancak bir o kadar da huzur arayan benim gibi insanlar için şehirlerin bazı bölgeleri ekstra yorucu olabiliyor. Geçen hafta bir proje ile alakalı birkaç kez İstiklal Caddesi'ne gitmem gerekti örneğin. Yaptığım işten ziyade araba-ofis arası yürüyüşler beni inanılmaz yordu. Fiziki yorgunluk değil bahsettiğim, aksine zihin yorgunluğu. Seyyar satıcılar, her mağazadan gelen ayrı müzik, mutfaklardan taşan kokular ve kalabalıktan yürümenin zor olduğu sokaklar... Bunlar bazı insanların bayıldığı şeyler elbet ancak benim sonrasında 1 saat sessizlikte kendimi dinlemem gerekti tekrar hayata adapte olabilmek adına. Sadece İstanbul özelinde almayalım konuyu ele. Örneğin Amsterdam. Oranın da turistik merkezinde bir sürü ses benim konsantrasyonumu alt üst ediyor. İşte tam bu sebeple her sene gittiğimde Museum Plein bölgesinde kalıyorum, oranın sakinliği ve huzuru ile kafamı toplayabilme çabasıyla.
Fotoğrafların fonunda, yazının başlığına uygun bir durum resmedilmiş adeta, değil mi?  
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...