Wednesday, 25 February 2015

Forgotten

Tonight I am packing for Milan but I wanted to share a new outfit post before I leave since this look has been waiting long enough already to be posted. My hair is long and I have ombre on it. Yes this look is before my hair style changed. I had loved the comfyness of this outfit thanks to the great cut of my new Frame jeans.
I will be posting photos and videos from Milan Fashion Week on my Instagram (@stylishtimes) , Twitter (@AysheRose) and Snapchat (@astylishtimes) accounts so make sure you follow me on these applications and wish me luck for the busy week. x

Monday, 23 February 2015

Snow White

 Last week, life almost stopped in Istanbul due to heavy, very heavy snow storm. Many flights were cancelled, roads were blocked with cars that couldn't move and this big city faced a huge chaos. I experienced some of that traffic jam on Tuesday while coming home from the office but rest of the days, I tried to stay home and work while laying on my couch. Nice isn't it? :)
 

Wednesday, 18 February 2015

Greenish

The versatile winter conditions make me feel bored of jeans and tights so sometimes, I bear the cold and leave home with bare legs. My favorite style is combining summer dresses with winter pieces such as warm cardigans and faux fur. I love using my Bulgari handbag in warmer temperature but still tried it and I guess it worked well :)

Monday, 16 February 2015

The Coat

I love my camel MaxMara coat and try to wear it as often as possible since it is simply gorgeous :) Last week, I wore it twice under two different weather conditions. One was dry but süper cold (the one with fur hat as you can easily understand) and one day was warm but rainy. I wanted to post these two looks in one blog post so that you can see my two different styles at the same time. I wish you all a great week!

Thursday, 12 February 2015

Dark

 Geçen hafta havanın güzel olmasını fırsat bilip toplantılarımı Karaköy'de organize ettim ve böylece ilham verici güzel bir gün geçirmiş oldum. Hava kararmadan önce Vesta Events'den Selin ile cep telefonumdan birkaç kare çektik zira baştan aşağı siyah giydiğim nadir günlerden biriydi ve bu gün belgelenmeliydi :)

Wednesday, 11 February 2015

Mood of the Day

 My daily style depends on my mood of that morning and last week, when I was going to the office, I decided to wear my new parka inspired jacket with my Louis Vuitton boots and Bottega Veneta handbag. The day was intense with a lot of meetings and my comfy yet stylish outfit made me feel great whole day.
 

Monday, 9 February 2015

The Lady with the "Cat"

 Denim on denim is actually my favorite style when it comes to men's fashion. Unfortunately, this is surprisingly one of the most difficult looks while styling men since it requires certain physical qualities and it is not easy to find men that match that look. Just to give an idea, the guy shouldn't be skinny, shouldn't be too tall or short and this goes on like that. For ladies also, it is not easy to pull it off but I like it on me and that's why, spent Saturday with my double denim.
 

Friday, 6 February 2015

Is it Spring already?

I feel extra happy when the sun is out in the sky. Feels a little chilly since we are still in winter but thanks to the warmth, one can wear dresses without tights easily (yaay). Yesterday was such a day and I enjoyed every bit of it. Have a great weekend!

Wednesday, 4 February 2015

Never Say Never

 Over the years, the most important thing I learned about fashion is to never say never. Navy and black together was a big no no! in fashion when I was a little girl but in recent years, it became very trendy and we started seeing a lot of navy/black looks in the streets. I was a little bit distant to this trend to be honest, but when I saw these boots at Chanel last month, I said YES! and immediately started thinking of looks to go with my new Chanel boots. This look I share with you today is a a matchy matchy one but next ones will be more brave, I promise :)

Monday, 2 February 2015

Zurich - Luxury in Every Way

 Zürih benim için Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri. Belki Paris, Roma gibi tarihi eserler, gezilecek müzeler fazla yok veya Londra kadar büyük değil ancak Zürih, gerek insanı gerekse yaşam standardı ile lüksün tanımı gibi adeta. 3-4 sene evvel gittiğim bu şehirde öyle güzel zaman geçirmiştim ki, bu sene Aralık ayındaki seyahatimi planladığım andan itibaren günleri, haftaları sayar oldum. Zürih'de alışveriş oldukça zevkli. Özellikle kış mevsiminde giderseniz, kışlık paltolar ve ayakkabı/botlarda, global bir marka olsa dahi, hiçbir yerde bulamadığınız koleksiyonları burada bulabiliyorsunuz. Bahnhofstrasse üzerindeki butiklerde ürün çeşitliliği inanılmaz. Paris'de bile bulamadığım ürünleri Zürih'de buluyorum hep. Bunlara ek olarak saat ile ilgileniyorsanız Zürih bu işin kalbi. Birçok insanın saat almak için bu şehre geldiğini duyarız hep.

Zürih'in bir diğer güzel yanı restoranları. Gerek servis kalitesi, gerek yemekler her daim en iyi düzeyde. Zürih'in en eski ve en lüks restoranı olan Kronenhalle'de örneğin, duvarları Monet gibi ressamların orijinal tabloları süslüyor. Zürih'in en meşhur İtalyan restoranı olan Bindella'da yer bulmak için en az bir hafta önceden rezervasyon gerekiyor. Sadece restoran konusunda değil aynı zamanda çikolata konusunda da bir cennet Zürih. Marketlerde satılan İsviçre çikolata markalarının yanı sıra Zürih'e özgü iki yer öne çıkıyor. Biri Sprüngli ki kendisi aynı zamanda cafe olarak da hizmet veriyor, diğeri ise Teuscher. Benim açık ara favorim olan Teuscher'in Old Town'daki mağazasına giderseniz eğer, çikolataların mutfaktan taze taze çıktığına şahit olacak ve mağazadaki dekorlardan gözlerinizi alamayacaksınız. Hele bir de benim gibi Noel zamanı gittiyseniz eğer... Teuscher, Sprüngli kadar ticari olmasa da yine de şubeleşmiş bir marka. Cenevre, New York gibi şehirlerde de mağazaları var ancak elbette taze taze mutfaktan çıkmış Şampanyalı Truffle lezzeti gibi olmuyor oradaki paketli çikolatalar.

Değinmek istediğim son konu ise Zürih'in insanları. Alman kantonu olması sebebiyle insanlar biraz mesafeli ancak bu mesafe kesinlikle kabalık değil aksine güler yüzlü ve nazikler. İnsanlar birbirlerinin kişisel alanlarına saygılı ve bu, benim Zürih'i daha da sevmeme neden oluyor. Lüks-her açıdan lüks diye başlık atarken, lüksün sadece maddesel konularda değil, insan ilişkilerinde de kendini gösterdiğini vurgulamak istedim. Her ne kadar bir Akdeniz ülkesinde doğmuş, büyümüş ve yaşayan biri olsam da, bu kültürdeki kimi zaman laubaliliğe varan samimi ilişkiler, mesafenin neredeyse hiç bırakılmaması gibi konular beni insanlarla iletişimde yoruyor. O sebeple, Zürih insanını veya insanının iletişim anlayışını İstanbul'a getirebilseydik, benim için en mükemmel yaşam koşulları sağlanmış olurdu :)
Zürih'e gittiğimizde yapmayı ihmal etmediğimiz bir diğer aktivite ise opera. Genelde Avrupa ve New York'a gittiğimizde mutlaka bir opera veya müzikal izlemeye gayret gösteririz ailecek. Zürih'de de bu geleneği bozmadık. Opera salonunda izlemeye gelen çoğunluk o şehrin insanlarıydı ve yaş ortalaması oldukça yüksekti. Gençler operaya ilgili göstermiyor mu yoksa bunun sebebi şehir nüfusundaki genç oranının düşük olması mı bilemiyorum ancak yine de, salonun tamamen dolu olması çok etkileyiciydi.
Bugünkü yazımız uzun, post bol fotoğraflı. Hatta rekor sayıda fotoğraf içeren bir post oldu. Resimleri incelerken keyif alacağınızı umarım ve mutlu bir hafta dilerim. :)))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...