Friday, 31 October 2014

Old Friend

 Ne varsa eskide var. Moda sektörüne yabancı olmayan neredeyse herkesin bildiği üzere, trendler, tasarımcıların yaratıcılığı ile farklı şekilde yorumlanarak bir süre sonra tekrar gündemimize oturuyor. Birkaç sezondur bizlerle flört eden sırt çantaları, bu yaz sezonu ile birlikte tekrar hayatımıza girdi. Ben de, üniversite yıllarımda kullandığım Louis Vuitton çantamı, tozlu raflarda çıkarıp hayatıma yeniden kattım. İşte tam da bu yüzden, modası geçen değerli aksesuar veya kıyafetlerinizi satmak yerine saklamanızı tavsiye ediyorum.

Monday, 27 October 2014

Energy

As you probably have noticed so far, I am more of a dress/skirt person rather than jeans and heels. However, my style depends on my mood of that particular day, therefore, if I feel for it, I will definitely wear jeans and heels. Last week, I made that combo with my new Zara blouse and finished my look with my matching Bulgari handbag&bracelet and Hermes double tour Kelly bracelet. These Louboutins are also new by the way, perfect for wearing under any color.
Şimdiye kadar büyük ihtimalle farketmişsinizdir; en sık giydiğim parçalar elbise veya etekler. Günlük hayatta babet veya düz botlarla tercih ettiğim etekleri, bir davete gidiyorsam topuklu ayakkabılar ile tamamlıyorum. Oysa kot pantalon altı topuklu ayakkabı, kombini en rahat alternatif. Ben de geçen hafta ne giyeceğime dair fikrim olmayan bir sabah evden çıkarken Gap kotum ve Christian Louboutin ayakkabılarımı, Zara bluzum, Hermes bilekliğim, Chanel küpem ve Bulgari çanta&bileklik ile tamamladım. Normalde birebir uyumlu parçaları birlikte kullanmaktan hoşlanmasam da, aylarca her yerde arayıp sonunda Milano'da bulduğum zümrüt yeşili Bulgari çantamla aynı renkteki, sevdiğim bir arkadaşımın doğum günü hediyesi olan Serpenti bilekliği takmadan edemedim. Herkese güzel bir hafta dilerim. Umarım bu bol resimli yazı sizlere biraz olsun ilham verir.

Sunday, 26 October 2014

StylishTimes on Marie Claire

 As you know, in September, I went to Milan and London in order to attend the Fashion Week runway shows. My other mission during these trips was to capture my favorite streetstyles and write a 3-page feature for Marie Claire Turkish edition's October issue. I have shared this on my social media channels and now want to share the article with you as we have approach to the end of the month.
Bildiğiniz üzere, Eylül ayında Moda Haftaları sebebi ile Milano ve Londra'daydım. Defilelere blogum Stylishtimes için katılmaya ek olarak bir görevim daha vardı. Sevdiğim sokak stillerini fotoğraflayıp Marie Claire için üç sayfalık bir yazı hazırlamak. Bu yazım Marie Claire Ekim ayında yayınlandı ve sizlerden harika yorumlar aldım. Artık ay sonuna yaklaştığımız için bu sayfaları buradan da yayınlamak istedim.

Wednesday, 22 October 2014

Hot Biker

 A quick post in order to show you the details of my yesterday's outfit. New Pinko jacket was the hero with my new H&M asymmetric dress. Obviously, I am loving my Stella McCartney handbag and that is why, I carry it almost everyday with me :)
Bugünkü toplantılarım için evden çıkmadan, süper hızlı bir blog yazısı ile sizlerle dünkü kıyafetimin detaylarını paylaşmak istedim. Yeni Pinko ceketim, görünümümün kahramanı olsun diye kombinin gerisini çok sade tuttum ve yeni siyah H&M elbisemi, Stella McCartney çantam ile tamamladım. Bugünkü yazım kısa ama post bol fotoğraflı. Güzel bir gün dilerim :) 

Tuesday, 21 October 2014

Alexander Wang collaborates with H&M

 Her sene ünlü tasarımcılar ile yaptığı işbirliklerle, ulaşılabilir moda takipçisi birçok modaseverin gönlünde taht kuran H&M, bu sene, Amerikalı tasarımcı Alexander Wang ile güçlerini birleştirdi. Son dönemlerin en çok heyecan uyandıran bu işbirliğinin meyveleri, hafta sonu New York'da düzenlenen defile ile tanıtıldı. 6 Kasım'da mağazalarda satışa çıkacak bu koleksiyonu, dün sabah, H&M showroom'unda yakın görme, inceleme ve hatta deneme şansı buldum. Dalgıç kumaşı dediğimiz dokular ile streç sportif look'ların ön planda olduğu bu koleksiyon, H&M'in diğer tüm işbirlikleri gibi satışa çıkar çıkmaz anında tükeneceğe benziyor. :)

Monday, 20 October 2014

My Cindrella Moment

 I have always been into tulle skirts but it is honestly not an easy job to find a good one. This red, mesh, tulle skirt made me feel like a real princess but in order to keep up with the century we are in, I modernized it with Stella McCartney handbag and Louboutin shoes.
Kabarık tül etekleri oldum olası sevmişimdir ancak, bulmak, üstelik güzelini bulabilmek oldukça güç. Bu güzeller güzeli, kırmızı, şeffaf tül eteğimle kendimi prenses gibi hissettiğim yadsınamaz bir gerçek. Bu tip parçaları günümüzde kullanırken, kostüm haline dönüşmemeleri için mutlaka doğru parçalarla kombinlemeliyiz. Modernize etmek adına eteğimi Stella McCartney çantam ve Louboutin rugan ayakkabılarımla tamamladım.

Saturday, 18 October 2014

Early Morning Combo

 A quick style inspiration for you for weekend. Even though I went to work with this outfit, it is also perfectly fine for a Saturday look. Elizabeth&James jacket, Stella McCartney top, Zara jeans and Isabel Marant sneakers, finished with Goyard handbag and Italia Independent shades. I must confess I am very pleased by the outcome given I put this look together at 7 am.
 

Thursday, 16 October 2014

Dream Top

 Istanbul Fashion Week has started on Monday and whole city is filled with stylish people coming to Karaköy Antrepo in order to attend the shows. As the schedule is hectic and I have millions of other stuff to do, I chose the shows that I really wanted to see and made my plans accordingly. My first show this season was Deniz Berdan, but my main objective was to see the venue, breathe the air and see if there had been any changes in the organization this season. I will write about all in the coming days but today I'd like to share the details of my outfit. Nueve Collection designed this top for me exclusively after I explained the perfect blouse in my dreams. I wanted that piece to stand out, that's why kept the rest of the look very simple. Gianvito Rossi suede shoes, YSL clutch and Vita fede & Bulgari bracelets.
İstanbul Moda Haftası'nın başladığı Pazartesi gününden beri, şehrimiz stil sahibi insanlarla ve yetişmenin imkansız olduğu sayıda etkinliklerle dolup taşıyor. Moda Haftası'nın başladığı ilk gün, ortamı görmek ve havayı solumak amacıyla, Karaköy'ün yolunu tuttum. Deniz Berdan defilesini izledikten sonra gün batımı eşliğinde birkaç güzel fotoğraf çekmeye çalıştık, sevgili arkadaşım Etel ile. Bu ilk gün için seçtiğim kıyafetimde öne çıkan parça elbet bluzüm. Nueve Collection'ın benim için özel tasarladığı bu bluz öyle güzel ki, altına yüksek bel bir kot pantalon ve Gianvito Rossi ayakkabılarım ile kombin kolayca tamamlanmış oldu.

Monday, 13 October 2014

Once a Year

Some pieces in my wardrobe are very precious to me and I like wearing them at least once a year/season. This skirt had been a true favorite on my social media when I wore last year.(click to see the look) Last week, I wanted to create a different look, a more casual one, on the busy day with meetings and lunch with friends. I must say I am a real fan of my new Stella bag and carry it almost every day (along with my white Goyard). I wish you all a great week!

Wednesday, 8 October 2014

Sunday in London

Eylül ayında, Londra Moda Haftası için gittiğim Londra'da defilelerden arta kalan zamanlarda uzun zaman görmediğim arkadaşlarımla görüşüp Londra ile hasret gidermeye çalıştım. 2006 yılında London Business School'da okumam sebebiyle benim için ikinci bir ev haline gelen Londra'nın tahtını Paris çaldı çalalı, Londra bana biraz küskün. Bundan dolayı, bu seyahatime birkaç gün ekledim ve Londra'da yapmayı sevdiğim aktivitelere zaman yaratmış oldum. Knightsbridge'den Chelsea ve South Kensington'a yürüyüş, güzel bir Pazar brunch'ı ve ardından Moda Haftası'nın düzenlendiği Somerset House'a gidip toplantılarımı gerçekleştirmek oldukça keyifliydi. Tüm bunların yanında, bir başka önemli görevim daha vardı Londra'da. Marie Claire dergisi Ekim sayısındaki sokak stili sayfalarım için malzeme toplamak. Tüm moda haftaları içinde en cesur durak olan Londra'da bu hiç de zor olmadı. (Dergi çıktı, Londra ve Milano izlenimlerim için Ekim sayısını almayı unutmayın:) Şimdi sizleri, Londra'daki Pazar günüm ile başbaşa bırakıyorum :)

Sunday, 5 October 2014

Fashion Dilemma

 Moda akımlarının alışveriş alışkanlıklarımıza etkisi yadsınamaz bir gerçek. Hepimiz bolca blog okuyor, sokak stillerini yakından takip ediyor ve her sezon farklı parçaları "wish list"imize ekliyoruz. Ancak çoğu zaman bu parçalar, özellikle de bulunması zor "sold-out" modellerse, ilgili ürünleri sevdiğimiz stil ikonlarında gördükçe daha çok istiyoruz ve elde ettiğimizde dünyalar bizim oluyor. Peki ya sonra? Ya bir sonraki sezon?
Stil ile ilgili yazdığım her yazıda, bana danışanlarla yaptığım her sohbette üstüne basa basa paylaştığım en önemli tavsiye; moda yatırımlarınızı sezonluk ürünlere değil, klasik parçalara yapın. Elbette bazı istisnalar olabiliyor. Örneğin, şu an kimsenin yüzüne bakmak istemediği (giymesinler de mümkünse) Isabel Marant cırtcırtlı spor ayakkabılar, neredeyse herkesin ayağında vardı. Herkesin kolayca tasarımcı ürünü alacak bütçesi olmadığını bildiğimiz bir dünyada, bu tip modelleri neredeyse herkeste görüyorsak, demekki bazı ürünler, ömrü kısa olduğu bilinse bile, insanları satın almak için motive edebiliyor.
Benim de alışveriş eğilimlerim genelde uzun vadeli giyebileceğim, klasik parçalara yatırım yapmak üzerine kurulu. Elbette trend olan parçaları da alıyorum ancak genel alışkanlığım, bıkmayacağım parçalar almak yönünde. Örneğin, neon renkleri giymekten hoşlanmadığım için, gardırobumda en parlak renk kırmızıdır. Çanta, ayakkabı ve kıyafetlerde, genelde siyah, gri, bej, beyaz, kahverengi, bordo, lacivert, zümrüt yeşili gibi birbiriyle rahat kombinlenebilecek, doğaya paralel renkler hakim dolabımda. Gelin görün ki, hem kişisel merakım hem de işim olması sebebiyle, trendleri çok önceden öğrenip bazılarına o an aşık oluyorum. Valentino'nun çıkardığı "Rockstud" spor ayakkabıları ilk gördüğümde direk aşık oldum ve hemen harekete geçip Türkiye'ye gelen belki de ilk modele ben sahip oldum. Kimse kolay kolay bulamadığı için ayakkabım tam bir arzu nesnesi oldu ve ben de kendisini giymeye kıyabildiğim zamanlar büyük bir zevk ile kullandım bu turuncu-yeşil kamuflaj ayakkabımı. Üzerinden sadece bir sezon geçti ve firma bu ayakkabının birçok rengini, birçok revize modelini ve benimkinin aynısını üretmeye devam etti. Bu bir bakıma güzel bir haber, zira bu modeli toptan rafa kaldırsa, ayakkabımın 2014 İlkbahar-Yaz sezonu ürünü olduğu damgalanacaktı ve herkesin devamlı yeni trend avcılığı beklediği biri olarak, belki de bu ayakkabıyı tekrar giyemeyecektim. Ancak şimdiki sorun, ayakkabının daha geniş kitlelere ulaşacak olması ve benim çok görülen moda akımlarından çok çabuk sıkılmam. Aynı ayakkabının bir başka -inanılmaz derecede tatlı- rengini almak üzereyken beni durduran arkadaşlarım belki de bana bu sezonki en büyük iyiliği yaptı. Aksi taktirde, şu an size duble Valentino çelişkisi hakkında yazıyor olacaktım :)
If I had to give one piece of advice to anyone about style, it would be the importance of investing in classic pieces which you would use for ages without getting bored or falling behind the trends. However, the fashion industry sometimes drives all of us to a direction where we desperately chase the sold-out items, knowing that they will be out of fashion in next season. These Valentino "rockstud" sneakers have been the object of desire since the moment I saw them in Valentino SS14 collection. I am probably the first person who bought this model when the collection first arrived in Turkey. As it was a sold-out item, I spent a very nice summer with them. After the success of this model and the rise of sneakers, Valentino decided to continue this collection by adding new colors and styles along with the one I am wearing. It was good news on one side since my shoes are still hot and not dated. The downside is the probability of seeing them on many more people around which will make me bored super fast and start hating the model. I guess we shall wait and see :)

Thursday, 2 October 2014

23 September 2014

 Doğumgünlerinin insan hayatının en önemli günü olduğuna inananlardanım. Birçokları için evlilik tarihi, yılbaşı, bayramlar önem taşır ancak benim için doğum hepsinden özel, bambaşka bir tarih. Bunu özellikle yeğenim doğduktan sonra çok daha iyi anladım. Doğumun mucizesi, her sene özel şekilde kutlanmayı hakediyor. Özel şekilde kutlamak illa büyük bir parti vermek veya günlerce eğlenmek anlamına gelmiyor. O an yanınızda olmasını istediğiniz yakınlarınız ve ailenizle, doğumunuzun -bilmem kaçıncı- yılını kutlamak, yeter de artar bile. Benim bu seneki doğumgünüm de sevdiğim türde; yakın arkadaşlarım ve ailem ile sade ama zevkli kutlamalar ile geçti. Öğlen kızarkadaşlarımla yemek, sohbet ve pasta, akşam üzeri Bulgari'nin özel daveti & bana yaptıkları zarif jest ve akşamında aile ile güzel bir yemek. Annemle arka arkaya doğduğumuz için o akşam aile yemeğimizde ikimizin de doğumgünü kutlandı ve gerçekten çok keyifli oldu. Bugün sizlerle 23 Eylül 2014'den sevdiğim kareleri paylaşıyorum. Bol fotoğraflı bir yazıya hazır olun :)
Here are some of my favorite photos from 23rd of September, my birthday :) Celebrating my birthday with close girlfrieds at lunch, then having cocktails at Bulgari event, and in the evening, celebrating double birthday (Mom&me) with my family was really great :)

Wednesday, 1 October 2014

How I Started September

Londra ve Milano Moda Haftası seyahatlerim ve oradan yaptığım paylaşımlar sebebiyle, Eylül başından kalma bu look'u sizlerle ancak paylaşabiliyorum. Bildiğiniz üzere, kaliteli parçalara yatırım yaparsak yıllar boyu giyeriz. Stilin altın kuralı bu benim için. Üzerimde görmüş olduğunuz Vakkorama elbiseyi, yaklaşık 3-4 sene evvel aldım ancak o günden bu güne kaç kere giydiğimi ben bile sayamadım. O derece kullanışlı ve şık bir parça. O akşam babamın doğumgünü yemeği olduğu için biraz parıltı katmak istedim ve babetle bile giyilebilecek bu elbiseyi Miu Miu parlak ayakkabılarım ve Prada küpelerimle tamamladım.
I like investing in high quality pieces and wearing them for many years. This Vakkorama dress has been one of my favorites and I really couldn't keep count how many times I had worn it. As I was going to my father's birthday dinner, I wanted to add a little bit of glamour and finished my look with Miu Miu glitter shoes and Prada earrings.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...