Tuesday, 18 December 2012

Fratelli La Bufala Akbati

Napoli pizzası ve manda sütünden yapılma mozarellalarıyla ünlü Fratelli La Bufala, İstanbul'daki 3.şubesini Akbatı'da açtı. İlk şubesini birkaç sene önce Levent Loft'ta açtığında, yeme içme düşkünü biz faniler hemen bu mekana gitme planları yapmış ve bu planı hayata geçirmiştik. Ancak yürek burkan ufak bir detay vardı. Hayatımdaki (ilk ve tek) diyetisyen kontrolundeki 15 günlük döneme denk gelmişti bu ziyaret. Önümde çeşit çeşit mozarella peynirleri ve Napoli pizzaları uçuşurken, "e hadi bir dilim daha yiyeyim", "bir parça mozarella daha yesem bir şey olmaz değil mi? Hem yanında domates de yiyorum o sebze" şeklindeki avuntular ile geçen ızdıraplı bir akşamdı.(o hafta 700 gr verdiğimi de eklemeliyim. Pizza diyeti dedikleri bu olsa gerek) Daha sonra gidip rahatça keyfini çıkardım bu güzel mekanın güzel yemeklerinin elbet. Şimdi bu İtalyan restoranı kapılarını Akbatı'da açtı. Akbatı neresi diyecek olursanız, Bahçeşehir'e çok yakın, Tem'den Esenyurt çıkışından saptığınızda karşınıza çıkan yeni bir alışveriş merkezi ve çevresi inanılmaz gelişmiş yepyeni bir semt. Ara ara yayınladığım "yeme sanatı" yazılarımı artık ayda bir yayınlayacağım ve ilk durağımız Fratelli La Bufala Akbatı.

As a part of my "Art of Eating" articles, I have visited the Italian restaurant Fratelli la Bufala last week and tasted Chef's special dishes.

"Yeme Sanatı" yazılarımda yemek seçimlerini Chef'e bırakmayı seviyorum. Böylece en güvendiği, en tavsiye ettiği yemekleri tatma ve değerlendirme imkanı oluyor. Burada da yine öyle yaptık ve yemekleri birer birer tatmaya başladık.
La Bufalata
Mekanın en meşhur ürünlerinden biri olan manda sütünden mozarella. Bu gördüğünüz türdeki mozarellayı kestiğiniz anda içinden krema akıyor. Süt kokan bu lezzetli peyniri genelde domates ve rokayla, bazen de pesto sos ile sunarlar ancak Akbatı şubesi, tüm yemeklerde olduğu gibi mozarella sunumunda da farklılık amaçlamış ve ızgara sebzeler ve közde patlıcan ile sunmuş. Peynir zaten çok lezzetli idi, ben sebze çok sevdiğim için bu sunum beni fazlasıyla memnun etti.
Salmone Affumicato
Somon füme ve krem peynirin bu harika buluşmasına çıtır hamur parçaları ve yeşil elma eşlik ediyor. Sıcak yemeklere geçmeden önce harika bir başlangıç.

Carpaccio di Manzo
Bir İtalyan klasiği olan Dana Carpaccio sunumunda parmesan peynirine sadık kalınmış ancak farklılık olarak carpaccio tepesine tıraşlanmış sebzeler ve altında marul ve roka karışımı bir salata ile sunuluyor.

Etli Pazı Sarma
Evet, diğer Fratelli şubelerinde göremeyeceğiniz özel bir yemek etli sarma, Akbatı şubesinde mevcut. Şef Adem Kahraman'ın İtalyan şeflere sunduğu ve büyük beğeni kazanan harika bir lezzet. Aslında bildiğimiz etli sarma ancak yoğurt yerine krema ve baharatlar ile servis ediliyor. Krema kulağa ağır geliyor ancak yoğurtlu pazı sarmadan daha hafif olduğunu söylesem inanır mısınız? Öğrendiğime göre İtalya'daki bazı şubelerin menülerine de girecekmiş bu yemek. Dolmamızın uluslararası alanda Yunan egemenliğinden çıkması açısından harika bir adım.  

Valtelline Pizza
Normalde daha sulu olan Napoli pizzası burada biraz daha kuru yapılmaya başlanmış. Bu tip sulu pizzaya alışkın olmayan müşterilerin talepleri göz önünde bulundurulmuş ancak umarım bu bir geçiş dönemidir ve gerçek Napoli pizzasını yapmaya geri dönerler. Bresaola, roka, mozarella ve parmesanın biraraya geldiği bu pizza zaten benim en sevdiğim Italyan pizzalarından biridir. Çok da lezzetli pişirmişler.
3 çeşit risotto tattık. İlki deniz mahsüllü risotto, ikincisi pancarlı risotto ve son olarak porcini mantarlı risotto. Normalde en sevdiğim risotto deniz mahsüllüdür ancak burada biraz farklılık yapmak istemişler ve deniz ürünlerini risottonun içinde değil üstünde sunmuşlar. Orada açıkcası Şef'e sormayı unuttum ancak tattığımdan anladığım kadarıyla deniz ürünleri ayrı yerde pişip sonrada risottoya eklenmiş ve bu sebeple, özellikle ahtapot ve karides çok kuru kalmıştı, o sebeple en favori yemeğim olamadı maalesef. Pancarlı risotto oldukça lezzetliydi ancak normalde sipariş edeceğim bir çeşit değil. Gelgelelim ki bir porcini mantarlı risotto yapmışlar, aman da aman. Tadı, tuzu, kıvamı, hepsi şahane idi. Şu an bu yazıyı yazarken bile gidip yiyesim geldi, o derece lezzetliydi.

Kremalı mantarlı bonfile gerçekten çok başarılıydı. Birçok şefin et konusunda "et dediğin az ile orta arası pişmiş olmalı" felsefesi Adem Şef'i de etkilediği için bize nasıl pişmiş olacağını sormadan o şekilde sundu yemeği. Benim tercihim "orta" pişmiş olması yönünde olacaktı ancak az pişmişken bile inanılmaz lezzetli ve yumuşacıktı et. Çok çok beğendim gerçekten. Yanında servis edilen patates püresinde pancarı sevmedim, onun yerine hardallı püre olsaydı menüdeki net en favori yemeğim olurdu bu mantarlı bonfile.
Böyle güzel bir yemeğin ardından gelecek tatlıları çok merak ediyordum. Şefimizin tercihi Profiterol ve Creme Brulee oldu. Yazının başında da belirttiğim gibi kendimi Şef'in seçimlerine bıraktığım için orada itiraz etmedim ancak açıkcası bu İtalyan yemeğini tiramisu ile sonlandırmak isterdim. Şefimiz ile ayrı düştüğüm nokta sanıyorum tatlılar oldu. Sadece seçimde değil ancak lezzet olarak da maalesef, yemeklerde olduğu kadar etkileyemedi beni. Nedenlerine gelince; profiterolün beyaz kreması bana hem ağır hem de lezzetsiz geldi. Üzerindeki çikolata sos inanılmaz güzeldi, belki onu hafifletmek için içine dondurma konabilirdi veya bildiğimiz profiterol kreması ile çok daha güzel bir lezzet yakalanabilirdi. Creme Brulee ise aslında başarılıydı ancak içine biraz daha vanilya istiyordu. O zaman lezzeti çok daha güzel olacak. İki tatlının da yanında gelen dondurma üzeri sıcak çikolata sos başlı başına bir tatlı olacak kadar lezzetliydi. Sunumlar yine harikulade idi.

Yemeklerden sonra mekanı ve mutfağı gezdik.
After dinner, we had a tour inside the restaurant and also paid a visit to the kitchen in order to see where the magic happens :)
Yemek yapma sevgisini evinin mutfağına sığdıramayan Fulya Ağaoğlu, bu güzel mekanı açmaya karar vermiş. Eğitimi mimarlık üzerine olduğu için tüm mekanın dekorasyonu kendisinin eseri. Üst katta kalabalık grupları ağırlayacak kare bir masa düşünmüşler ve bence çok da iyi etmişler. Özellikle işle ilgili misafirlerde veya doğum günü gibi özel kutlamalarda, diğer restoran misafirlerinden uzak güzel bir yemek keyfi için birebir.
İstanbul'daki diğer Fratelli la Bufala restoranlarından biraz farklı bir dekorasyon var Akbatı şubesinde. İçeri girdiğinizde sıcacık bir ortama giriyorsunuz. Ayrıca menüde de daha fazla çeşit mevcut. Bir İtalyan restoranında göremeyeceğimiz hamburger çeşitleri ve krepler buranın menüsüne eklenmiş. Sebebini ise Fulya Hanım şöyle anlatıyor. Kendileri çocukları küçükken, dışarıda yemeğe gidecekleri yer konusunda çok zorlanırlarmış. Bu mekanı açarken hep akıllarında olan şey, bir ailenin tüm fertlerinin gelip memnun şekilde ayrılacağı bir ortam ve menü oluşturmakmış. Benim gibi konsept delisi bir insanı ilk başta düşündürdü bu konu. Ben olsam kesin yapmazdım dedim. Dedim ama onlara da hak veriyorum çünkü çıkış noktaları çok mantıklı. Ailenin bir ferdi pizza sevmiyor diye saatlerce "nereye gitsek?" diye düşünen ve sonuçta bir yere gidemeyen aileler ve arkadaş grupları tanıyorum :) Bir de, mekanın bulunduğu Akbatı'da birçok zincir cafe şubesi bulunuyor ve rekabet açısından farklı çeşitleri menüde bulundurmak büyük avantaj.
Mutfağını tertemiz tutan Şef Adem Kahraman bize hünerlerini göstermeyi de ihmal etmedi. Buranın yemeklerinde kullanılan tüm malzemeler taze kullanılıyor. Yemeklerin lezzeti de taze malzemenin önemini hatırlatır nitelikte zaten.
Fresh pasta / Biz tatmadık ancak ravioli, fettucini ve gnocchi çok güzel görünüyor
Bizi en güzel şekilde ağırlayan Fulya Ağaoğlu ve eşine çok teşekkürler. Aile ile olsun, arkadaşlar ile olsun veya iş yemekleri için harika bir mekan yaratmışlar ve herkese bu güzel mekanı ziyaret etmelerini tavsiye ederim :)
Lovely Italian restaurant, very close to the industrial zones and to Atatürk airport. I strongly recommend you to visit this place for delicious food and good service.

7 comments:

  1. Leventdekini biliyorum cok severim. Bahcesehirde oturuyoruz ilk firsatta Akbatıya gidecegim. Ne iyi yapmissin yazmakla. Tesekkur!

    Beste

    ReplyDelete
  2. Ben Fratelli'nin methini etrafimda neredeyse herkesten duyuyordum ancak gidip deneme firsatim olmamisti. Senin damak zevkine gercekten cok guveniyorum, o yuzden yazdigin yorumlari tek tek okudum. Hatta muhtemelen gittigimde de bu sayfayi acip siparis oncesi biraz kopya cekecegim :) Algida secicilik mi desem, cok sevdigim icin gozume direkt risotto takildi. Ilk tercihim kesinlikle risotto olacak :) Ellerine saglik, her ay tadim yazilarini sabirsizlikla bekliyorum! R.

    ReplyDelete
    Replies
    1. evet risotto ozellikle mantarlisi sahane!

      Delete
  3. gerçekten mekan olarak çok güzel gözüküyor...sunumlarıda öyle en yakın zamanda gideceğim teşekkürler...

    AYŞE

    ReplyDelete
  4. bir italyan mutfağı delisi olarak akbatıda olduğunu bilmiyordum...cok iyi yapmışsın yazmakla haberdar olduk,fotoğraflarda çok başarılı,iştahaçan cinsten...yalnız bir sorum olacak,tüm bu yemekler iki kişilik değildi dimi? :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. yok bir porsiyondu. bir tek mantarli bonfileyi yarimsar porsiyon sundular

      Delete
  5. en kısa zamanda gidicem
    http://zoomlabakalim.blogspot.com/

    ReplyDelete

Thanks for your comments! Google hesabiniz yoksa "Anonymous"a tiklayarak yazabilirsiniz. Yorumlariniz icin tesekkurler :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...