Sunday, 19 November 2017

Kahve ve Kafein

"Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır"dan, günümüzde "kahve içmeden uyanamıyorum şekerim"e evrilen hayatımızın popüler kafein kaynağı, son yıllarda pinterest ve instagram gibi resim odaklı sosyal medya platformlarında verdiği görsel avantaj sebebiyle popülerliğini giderek artırdı ve aslında çok kahveci olmayan insanlar bile kendini devamlı kahve içerken buldu. Ben örneğin, normalde "çaycı" olmama rağmen, instagram'da başlattığım MiddayCoffee hashtag'im sebebiyle belki de, kendimi normalde fazla kahve içerken buldum. Uykuyla alakalı -genellikle- bir problemim de olmadığı için, gece gündüz farketmeden kahve içmeye alışıverdim. Geç saatlere kadar çalışan ve araba kullanan biri olmam sebebiyle, bir akşam yemeğinden eve dönerken dahi, kahve içerek günümü sonlandırdım yıllarca, ki gün sonu yorgunluğum araba kullanırken beni vurmasın, evime daha dinç varabileyim... Hatta şöyle bir demecim oldu, çok önce değil geçen ay. "Bu kafeinsiz kahve modası nedir ya, kahve seni uyandırmayacaksa içmenin ne alemi var?" İşte bu hayat öyle bir şey ki, ağzınızdan ne çıksa, size onu yaşatmadan bırakmıyor. Yaklaşık bir ay evvel, evde koltukta dergi okurken, birden, sanki aşık olduğum bir çocuk varmış, birden karşıma çıkmış ve benim doğal davranmam gerekliymiş gibi bir his ile kalbim ağzıma geldi. "Ne oluyor yahu niye heyecanlandım ben şimdi evde otururken" dedim kendi kendime ve ilk başta önemsemedim. İki gün sonra bu yine oldu. Sonrasında, Hamburg'a giderken uçaktaki koltuğuma oturduğumda, bu heyecan atağı yani kalbimin ağzımda atışı arka arkaya 4-5 kez olunca "galiba benim ölümüm kalpten olacak" diye düşünüp hemen online doktora yani google'a bu hususta başvuru yaptım. Verdiği cevaplar çok kafa karıştırıcıydı. Aritmi diye bir şey varmış, taşikardi de olabilirmiş veya geçici bir şeymiş, kendiliğinden geçermiş. Yani ya öleceksiniz ya da sallamadan devam edip geçmesini bekleyeceksiniz, online araştırma sonuçlarına göre. Sebeplerine baktığımda ise az uyumak-stres-kafein üçlüsünü görünce tamam dedim ben gidiyorum. Hamburg'a değil de öbür tarafa :) Velhasıl, o günü sıfır çay-kahve ile geçirip Hamburg'dan döner dönmez kendimi kardiyologda aldım. Doktor bey sağolsun bana bütün testleri yaptırdı ve şükür ki her şey temiz geldi. "Biraz fazla mı çay kahve içiyorsun acaba?" dedi. "Yok yani günde 5 kahve, 2-3 de çay" dedim. "Kafein kalp ritmini bozan yegane şeylerden biri. Günde 1 kahveden fazla içme" demez mi! "Doktor bey nasıl olur ben nasıl kahvesiz dururum, haydi bünyeme sabah kahve yetti, öğleden sonra kahve fotoğrafı nasıl çekeceğim?" şeklinde minik espirilerle bir kahve izni daha almaya çalıştım. Sonra aklıma, decaf kahve seçeneği geldi... Ve bir ay öncesinde ettiğim büyük laf. (göz deviren emoji) Peki ama bu decaf yani kafeinsiz kahve tam olarak nedir? Nasıl üretiliyor? Tat olarak damağımı mutlu eder mi? gibi sorularımı toparladım ve soluğu Nespresso Türkiye Pazarlama ve Perakende Banu Arslanoba'nın yanında aldım.

Tuesday, 14 November 2017

Mağazalarda Neler Var?

Sonbahar'dan Kış'a geçtiğimiz şu günlerde, mağazalarda neler var ve içlerinde benim favorilerim hangileri? Bunları sizin için hızlı bir dosya haline getirmek istedim ki, alışverişe çıktığınızda kararsız kaldığınız anlarda, benim favorilerim size fikir verebilsin. Biliyorsunuz, son yıllarda genellikle, özellikle ayakkabılarda, her sezon bambaşka tasarımlar değil de var olan modellerin ufak modifikasyonlarla güncellenmiş hallerini görüyoruz. Ama yine de, ufak da olsa yenilik her zaman iyidir; hem vitrinlerde gözümüze, hem evlerde dolaplarımıza :)
As we are approaching to Winter, shopping has shifted from sandals to boots and dresses to coats. However, the fashionista crowd still looks for the perfect sandals and the perfect stiletto in order to wear throughout the year. I have selected my favorite accessories, mainly shoes in designer shelves so that my taste can be helpful when you get indecisive between different models and brands.

Thursday, 9 November 2017

Eating Habits

Geçen seneden beri kiminle karşılaşsam devamlı duyduğum veya okuyucularımdan halen aldığım tepki "ne kadar zayıfladın sen?", "daha ne kadar zayıflayacaksın?", "o kadar yemek yapıyorsun, yemiyor musun?" gibi sözler. Elbette bunun aksini duymaktansa zayıflığım üzerine methiyeler dinlemeyi tercih ederim ancak, zayıflamışlığımın neredeyse 1.senesini doldururken hala kilo konusunun mevzu olması beni bir parça sıkmaya başladı, yalan yok. Nedeni ise şu. Ben hayatımın hiçbir safhasında kilo takıntısı olan biri olmadım. Canım ne isterse yedim, ne zaman istemezse de yemedim. 36-40 beden arası kilo yolculuklarım oldu ancak hepsinde de kendimi çok beğeniyordum (kahkaha atan emoji). O sebeple insanların kilo ve zayıflık ile bu derecede takıntılı olması beni biraz şaşırtıyor. Bu olayın diğer yüzü ise; insan benim gibi kendini her haliyle sevince, bir parça kilolu olduğu zamanlarda, "acaba dikkat edip birkaç kilo versem mi?" diye düşünmüyor ve o haliyle yaşamına devam ediyor. Oysa fazla kilo, (3 de olsa 5 de olsa) sağlıksız bir şey ve insanların ince ve fit olmak için özen göstermesi gerekiyor. Bu iki nokta arasında, hangi ara neden ve nasıl kilo verdin diyenler buraya tıklayarak konuyu anlattığım videoyu izleyebilir. Bu yazıda ise ben size hala devam eden sorulardaki ana madde olan, "ne yiyorsun?" ve "kilonu korumayı nasıl başarıyorsun?" sorularına cevap vereceğim.

Friday, 3 November 2017

When is the good time for Red Lips?

I was watching a TV show the other day and one of the characters in the show said "the more upset a woman is, the more flashy her lipstick gets" Sometimes you hear a good quote at a random show on TV and you get the "hmmm good point" feeling and I hoped that it would also be the case for this one. After giving it thought of 5 seconds, I decided that it was nothing wise but dumb. Usually women wear colourful clothes and accessorise themselves when they are happy or just OK. I went back to the last few weeks and found the photos of me wearing red on my lips. All happy and nice days. But then again, red lips are important for mood lifting and risky for a good look. Here are my notes about the best timing for a red lipstick...
Geçen gün televizyonda takıldığım bir dizide, karakterlerden biri "bir kadın ne kadar üzgünse, ruju da o kadar kırmızı olur" gibi bir laf söyledi. Hani bazen olur ya, alelade denk geldiğiniz bir radyo programı veya dizide, sıradan bir karakter bir laf eder ve siz "hmmm doğru ya" dersiniz. Böyle bir an olacağı ümidiyle bu cümleyi düşünmem için kendime 4-5 saniye verdim ve umduğum uyanış tepkisi yerine "oldukça saçma" sonucuna bağladım konuyu. Kadınların geneli mutlu olduğunda renkli giyer, takıp takıştırır. Evet bazen kadınlar canı sıkkın olduğunda kırmızı ruja sarılır (yazının devamında tavsiye olduğu üzere) ancak kendi birkaç haftalık fotoğraflarıma baktığımda, kırmızı rujlu günlerim oldukça mutlu olduğum veya normal zamanlar. Ama elbette kırmızı rujun yardımcı olacağı durumlar veya sizi vezir etmekten rezilliği iteleyebileceği koşullar mevcut. Peki ne zaman, kırmızı dudaklar için ideal zaman?

Tuesday, 31 October 2017

Fall Trends on the Street

If 3 trends were needed to be named for this Fall season, they would be red, leopard and silver. So easy right? :) Well, when it comes to adapt these 3 trends in everyday life, people around me keep complaining how difficult it is since each of the trends are quite assertive and attention grabbing colors.
Sonbahar modası ile ilgili 3 trend saymak gerekirse bunlar belki şu ana kadar sizlerin de fark ettiği üzere kırmızı, leopar ve gümüş rengi. Saymak kolay... Peki bu moda akımlarını günlük hayata adapte etmek? Her biri kendi başına dikkat çeken iddialı renkler olduğu için yanlış bir kombin sizi kolayca moda kurbanı yapabilir. Ama siz doğru görünümü yakalayıp herkesin stiline imrendiği bir Sonbahar kadını olacaksınız. Nasıl mı?

Wednesday, 25 October 2017

Erdem H&M Collaboration

Every year, I look forward to hearing about which designer H&M will collaborate with since they are, almost every year, amongst my favourite collections of the season. 2017 brought us the gorgeous Spring-like collection with Erdem. We are in Fall Winter season but I promise the dresses will take you back to Spring immediately. The collection is not only about florals and dresses but also perfectly tailored suits, blouses and sweatshirts with cool prints. 
Her sene, H&M'in hangi tasarımcı ile işbirliği yapacağını öğrenmeyi hevesle bekliyorum çünkü genelde o koleksiyon, her Sonbahar-Kış sezonunda en favori koleksiyonlarımdan biri oluyor. 2017 işbirliği hepimizin elbiselerine bayıldığı dünyaca ünlü modacı Erdem ile, ve haberi aldığımdan beri koleksiyondaki elbiselerin hayalini kuruyorum. Geçen hafta koleksiyonu yakından incelediğimde dikiş ve kumaş kalitesi ile koleksiyondaki parça adedi oldukça ilgimi çekti. Sadece baharı anımsatan çiçek desenleri değil, birçok farklı kumaşta ceket pantolon/etek takımlar, gömlekler ve sweatshirt'ler de bu güzel koleksiyonda yer alıyor.

Tuesday, 17 October 2017

Hamburg

Liman şehirlerinin canlılığına bayılan biri olarak Hamburg her zaman rahatça gezmek istediğim Avrupa şehirlerinden biriydi kafamdaki seyahat listesinde. Yaklaşık 5 sene önce 5-6 saat zaman geçirebildiğim bu şehri yeniden gezmek için bu sefer 1,5 günüm vardı. Yoğun iş hayatı içinde buna da şükür diyerek kendimi Hamburg sokaklarına attım.
I had been in Hamburg years ago just for few hours and since then, I always had it in mind and finally last weekend, I got to spend 1,5 days in this beautiful city.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...