Sunday, 17 January 2016

Playground

4_
People tend to be cautious when it comes to wearing different kinds of fabrics in their daily life but actually, it is much more fun than you can think of. This tulle skirt of mine has been with me for more than a year and I wear it with sweaters or t-shirts, combining with sneakers or heels in both daytime and evenings. Don't be shy when it comes to creating a difference in your style and embrace it during the chaos of every day life!
10_
1_

Thursday, 14 January 2016

Spare

apembis1
Çoğu zaman üşensem de bazı günler yanıma spor ayakkabı alarak yorulacağım anlardaki mutluluğumu garanti altına alıyorum :)
akot3

Monday, 11 January 2016

A Warm Winter Day

ainsta_
Geçtiğimiz haftaki kar kıyametten hemen önce giymiş olduğum kıyafeti sizlerle paylaşmak için biraz bekledim açıkcası. En azından kar yerden kalkmış olsun diye. İstanbul şu an oldukça ılık bir havaya sahip. Muhtemelen bir sonraki kar telaşına kadar :) Bu görmüş olduğunuz kombini uzun palto ile tamamlamıştım. Kışın çorapsız mini etek giydiğimde asla kısa ceket giymem zira mevsim kış ise ten göstermenin de bir sınırı olmalı ;) Herkese mutlu ve sağlık dolu bir hafta dilerim.
ainsta2_

Monday, 4 January 2016

Welcome 2016!

akirmizi0
Zamanın göz açıp kapayıncaya kadar geçtiği hayatımızda bir koca seneyi daha geride bıraktık. 2015 deyince, üzücü hatıralar olarak dünyada ve ülkemizde yaşanan acı olaylar ile sevgili köpeğimiz Chucky'nin vefatı gelecek aklıma hiç şüphesiz. Güzel ve önemli 2015 olayları diye düşününce ise, ikinci yeğenim Kemal'in dünyaya gelmesi ilk başta yer alıyor. Benim ve sevdiklerimin sağlıklı oluşu ise diğer güzellikler adına yeter de artar bile. Gerçekten şükretmemiz gereken bir dünyada yaşıyoruz. Şükretmeli ve her anın tadını çıkarıp hayattan zevk almayı bilmeliyiz. Herkese sağlıklı ve mutlu, harika bir 2016 dilerim!
Time goes by so quickly and here we are at the beginning of a new year. I hope 2016 will bring health and happiness to us and peace to the World. Happy New Year everyone!
akirmizi2_

Wednesday, 30 December 2015

Happy Birthday StylishTimes - 5 Years! :)


Bir ay gecikmeli bir yazı bu... Kasım 2010'da, Kanlıca'daki evimizin salonunda başlayan bir macera Stylishtimes... Annemler bayram tatili için yurtdışında, ben ise bayramdan hemen sonra bir iş seyahatine çıkacağım için bayramda İstanbul'da kalıp biraz dinlenme düşüncesinde. Tabii benim dinlenmem, farklı alanlarda da olsa yine çalışmakla oluyordu... Anneannem, ben ve köpeğimiz Chucky salonda oturmuş çay keyfi yapıyorken, seyahatlerimi, yurtdışında katıldığım prestijli davetleri, fine dining tecrübelerimi ve moda konusundaki bilgimi neden daha fazla insanla paylaşmıyorum dedim ve Stylishtimes.net'i açtım.  Daha dün gibi olan bu 2010 Kasım'ından bugüne kadar neler neler yaşandı, insan geriye dönüp bakınca gerçekten inanamıyor. Her zaman globalliği hedeflediğim için bloğumu açtığım günden beri gerçekleşen tüm uluslararası moda haftalarına katıldım ve Londra, Milano, Paris gibi şehirlerde Prada, Burberry, Fendi gibi moda devlerinin defilelerine konuk oldum. 5.senede bir ilk de gerçekleşti ve daha önce katılmamış olduğum New York Moda Haftası'na da katılarak, dünyanın en önemli 4 moda haftasına da katılmış oldum. Michael Kors ve diğer Amerikalı tasarımcıların defilelerinde, çok sevdiğim yabancı bloggerlar Leandra Medine, Camilla Coelho gibi isimlerle tanışmak, onlarla sektör ve moda hakkında sohbet etmek çok keyifliydi.
5 sene boyunca bloğumun en ilgi çeken bölümlerinden biri de, Paris Hilton, Zuhair Murad, Coco Rocha gibi dünya starları ile yapmış olduğum röportajlardı. 5.yılda Anna Beatriz Barros ile yaptığım röportaj yine oldukça ses getirdi. Son yıldaki bir diğer yenilik ise erkek modası bölümünü açmamız oldu. Bilgi Üniversitesi'nde Moda Gazeteciliği dersimi alan öğrencilerimden, disiplinli ve moda zevkine güvendiğim Bahar, İrem, Aydan ve Elif ile, okul dönemi bittikten sonra güzel bir ekip olduk ve erkekler için moda çekimleri ve Barış Arduç gibi ünlü isimlerle röportajlar yaptık.

Elbette bu kadar okunan bir blog sahibi olunca, beşinci yılda da, birçok yerli ve uluslararası firma ile de güzel işbirliklerine imza attık. Bu senenin bir diğer güzel yanı da, kalemimi ve seçtiğim konuları çok beğenen Cosmopolitan dergisinden yazarlık teklifi almam ve sekiz aydır her ay, bazen ayda birkaç yazı ile, moda, güzellik, ilişkiler ve hayatla ilgili yazılarımla Cosmopolitan dergisi okuyucuları ile buluşuyor olmam.

5 yıl gerçekten de göz açıp kapatıncaya kadar geçiverdi. Aslında aklımda çok büyük bir kutlama yapmak vardı Kasım ayında ancak malum, geçen ay yaşadığımız acı kayıp, on iki buçuk senedir bizimle olan köpeğimiz Chucky'nin vefatı sonrası içimden hiçbir şey yapmak gelmedi ve 6.seneye, blog hayatım boyunca beni destekleyen ailemle birlikte ufak bir pasta keserek  başladık. 5 önemli bir sayı elbet ancak umarım Allah daha nice beş yılları görmeyi nasip eder. Yayına başladığı günden beri Stylishtimes.net'e inanan, vizyonu ile beni her zaman sevdiğim işi yapma konusunda destekleyen ve aile şirketimizdeki görevimi aksatmamaya çalışırken kimi zaman düştüğüm ikilemlerde beni hep motive eden sevgili Babacığıma da buradan ayrı bir teşekkür gönderiyorum. Bir maşallah da ekleyerek :)

En büyük teşekkür ise siz sevgili okuyucularıma ve sosyal medyadaki değerli takipçilerime. Bir bloğu hakkını vererek hazırlamak, -moda başkentlerinde olmak kulağa güzel gelse de- bayram, doğum günü demeden moda haftalarına seyahat edip içerik hazırlamak, önemli trendleri uygulamalı göstermek için çekimler yapmak ve bırakın Türkiye'yi dünyada bile sayılı kalmış yazı yazan/yazabilen bloggerlardan biri olmak oldukça zor. Tüm bu emeklerin karşılığı ise sizlerin blogdaki yazıları okuması, yorum bırakması ve sosyal medyadaki beğenileriniz. Sizler sayesinde hep daha iyisini yapmak üzere motive oluyor ve inandığım yolda aynı kalitede devam etmeyi başarıyorum. Umarım daha nice stil dolu, mutlu ve sağlıklı yıllar görürüz hep beraber.


Wednesday, 23 December 2015

Boot Town

acizme11_2
Fazla tevazu gösterince gerçek sanıldığı için bu sefer gerçekleri olduğu gibi söyleyeceğim :) Üzerimde görmüş olduğunuz Stuart Weitzman çizmeleri, geçen sene siyahını alarak ülkemiz moda severleri ile tanıştıran kişi bendim ve şu an birçok insanda görmenin mutluluğunu yaşıyorum. E-mail atanlar, kalıbını soranlar ve daha birçok ilgili kişiye elimden geldiğinde yardım ederek, ülkemiz kadınlarının, bu kaliteli kesime sahip çizmeyi giymeleri konusunda destek oldum ve bundan da oldukça mutluyum. Elbette olay çizmeyi almakla bitmiyor. Dizüstü çizme ile ilgili, önceki blog yazılarımda tavsiyeler vermiştim aslında ancak yeni birkaç bilgi vermem gerekirse, bu boy çizmeyi giymek isterseniz, öncelikle vücut yapınıza bakmanızı tavsiye ederim. Bacak boyunuz uzun değilse, boyunuz uzun dahi olsa, gerçekten boyunuzu kesebilecek bir model. Diyelim ki bacak boyunuz kısa ancak yine de giymek istiyorsunuz. O zaman mutlaka belinizi vurgulayan bir elbise veya yüksek bel etek ile giymenizi öneririm ki bacaklarınız daha uzun görünsün. Ve en önemlisi, bu çizme vamplık ve avamlık arasındaki hassas bir çizgi olduğu için, kombinlediğiniz kıyafetlerin feminen olmamasına dikkat etmenizi tavsiye ederim.
acizme10_
acizme13_

Monday, 21 December 2015

Gown for the Day

a3_
Uzun etek kavramının hayatımdaki yerini düşününce karşıma bomboş bir sayfa çıkıyor zira, en uzun tercih ettiğim etek boyu, midi ismi verilmiş olan diz altı dolaylarında gezen bir uzunluk. Uzun etek ve elbiselerim yok değil elbet ancak yanılmıyorsam iki-üç senede bir ancak giyebiliyorum. Uzun etek dediğin; ayağa takılır, yerlere sürülür, bir yere oturması dert kalkması dert. Dert de dert. İşte böyle düşünen biri olarak geçen akşam bir arkadaşımıza yemeğe giderken, Mert Aslan'ın NightZoom için tasarlamış olduğu pembe uzun elbisemi giydim. Aslında önceki hafta bir düğüne giyecektim ancak sonra bu kıyafeti günlük hayata da katabileceğimi hissettim ve bu yönde şans verdim. Ev sahipleri şaşırdı tabii beni tuvalet kıvamında bir elbise ile karşılarında görünce. Ancak altına giydiğim ayakkabı sayesinde onlar da bir farklılık peşinde olduğumu anladı ve inanır mısınız; bundan sonra bazı akşamlar, uzun elbiseleri dolapta nöbetten kurtarıp hayatın günlük rutinine katmaya karar verildi, o gece evde bulunan hanımlar tarafından... Unutmadan, elbisemi tamamladığım mantom Max Mara'dan ve onu da ilk kez görüyorsunuz. Neden? Cevap boyunda gizli :)
a6_
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...